Meclis Haber

  • İslamofobi İle Mücadelede Medyanın Rolü

    İslamofobi İle Mücadelede Medyanın Rolü

    İslamofobi İle Mücadelede Medyanın Rolü

    “Christine Zehra Guillaume”, 32 yaşında İslam ile tanışıp Müslüman olan Fransız bir belgesel yapımcısıdır.

    Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının yedinci kurul oturumunda İran İslam Cumhuriyeti’ne giden Christine Zehra Guillaume, İslam diniyle nasıl tanıştığını konusunda şunları dile getirdi: Sosyal hizmet uzmanı olarak 15 yıl çalıştıktan sonra Fransız toplumunda kadınların sorunlarına aşina oldum. Boşanma, yalnızlık ve alkol bağımlısı kocaları tarafından dövülme gibi sorunlar vardı. Her ne kadar bu vakalar yaygın olmasa da mevcuttu.

    Bir süre sonra yoğun hayat nedeniyle aktiviteme devam edemedim. Ama zamanla, hayatımda bir değişiklik yapmam gerektiğini anladım. Depresyonuma neyin sebep olduğunu bilmiyordum ama Fransız toplumunun koşulları beni rahatsız ediyordu.

    Bir süre sonra üniversiteye girdim ve çalışmalarıma dilbilim ve sosyoloji alanlarında devam ettim ve bu alanlarda doktora yapma imkânı buldum. Üniversitedeki çalışmalarım sırasında bir grup devrimci İranlı öğrenciyle tanıştım. Her gün üniversitenin önünde kitap ödünç verirlerdi. Bu öğrencilerle ilgilenmeye başladım ve onlardan kitap alıp okuduktan sonra geri veriyor ve yeni kitaplar alıyordum. Bu kitaplar İslam Devrimi, İmam Humeyni ve konuşmaları, Allame Tabatabai, Şehit Mutahhari ve tesettür gibi konularla ilgiliydi.

    İran’a Yolculuk

    Bu kitapları okuyarak yavaş yavaş İslam’ı tanıdım ve İran’a ilgi duymaya başladım ve bu ülkeye seyahat etmeye karar verdim. O zamanlar devrim nedeniyle İran’a iyi bir bakış açısı yoktu ve herkes bana neden İran'a gitmek istediğimi soruyordu. Derken İran’a bir geziye gittim ve geri döndüm ve eğitimime devam ettim. Bu süre içinde İslam ile tanıştım ve 32 yaşında Müslüman oldum.

    Üç yıl boyunca Belçika’da İran büyükelçisinin sekreteri olarak çalıştım ve büyükelçi bana çok yardımcı oldu, çünkü sekreter olarak çalışabiliyordum ve devrim, Siyonizm ve uluslararası politika hakkında düşünmeye vaktim oluyordu.

    Bu süre zarfında İranlı bir öğrenciyle evlendim ve birlikte İran’a gittik ve orada üç yıl kaldık. Bu süre zarfında “Peyami İslam” adlı aylık bir derginin Fransızca bölümünde üniversite profesörü ve muhabir olarak çalıştım.

    Maalesef 3 yıl sonra ailevi sorunlar nedeniyle Fransa’ya dönmek zorunda kaldım ve bu süre zarfında sadece İran televizyonunun Seher kanalında faaliyet gösterdim. Günlük Fransızca bir rapor hazırlayıp radyo ve televizyona gönderiyordum.

    10 yıllık faaliyetten sonra Radyo ve Televizyonun bütçesi olmadığı ve maaşımı ödeyemediği için işimi kaybettim ve başka bir iş bulmak zorunda kaldım. Bir hastanenin psikiyatri bölümünde tekrar sosyal hizmet uzmanı olarak çalışmaya başladım.

    Başörtüsü Nedeniyle İhraç

    O zamanlar Müslüman hastaların çok olduğu bir yerde çalışmaya başladım. Bir şey söylemeden Müslüman olduğumu tesettürümden biliyorlardı. Bir süre sonra bu haber o grubun müdürüne ulaştı ve iki yıl sonra memur olmam gerekirken beni işten attılar ve tekrar işsiz kaldım.

    Eserler

    Bu seçkin Fransız hanımın eserleri şunlardan ibarettir: Aşura konusunda film yapımı, İranlı muasır ressam Şarıl Hüseyin Zinde Rudi konusunda belgesel filim, Cami Cem Kanalıyla ortak işbirliğiyle Fransa’da ikamet eden İranlılar konusunda program, Mustafa Dalayi’nin ortak işbirliğiyle Avrupa’da Müslüman ve Müslüman kadınlar konusunda birkaç program, Hemayun Fer’in ortak işbirliğiyle Fransa Şiaları konusunda filim, İran’ın tanıtımı ve bir fuarın oluşturulması için encümenliğin tesisi, müzik sınıfı, Farsça ve Arapça öğretim sınıfı, hattatlık sınıfı, Kasım Süleymani konusunda filim yapımı ve İran’da Ehlisünnetin varlığı konusunda filim yapımı.

    Adalet ve Zulümle Savaşım Benim İçin İslam’ın Cazibesiydi

    Kiliseye pek gitmeyen bir Hristiyan’dım ve siyaset bana çekici gelmiyordu, ama beni İslam’a ve Şii mezhebine çeken şey, İmam Humeyni’nin (r.a) konuşmalarındaki adalet ve zulme karşı mücadeleydi.

    Sarı yelekliler hareketi, laik hükümet ve feminizm, dini değerleri toplumdan sildiği için Fransız halkının bu ülkeye Hristiyan ve dini değerleri yeniden kazandırmak istediğini gösteriyor. Çünkü laik hükümet ve feminizm toplumdan dini değerleri silmiştir. Çok paraları var ve çok reklam yapıyorlar, bu yüzden çok iyi çalışmak zorundayız.

    İslamofobi İle Mücadelede Medyanın Rolü

    Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Üyesi Christine Zehra Guillaume Avrupa’da islamofobi ile mücadele konusunda şu açıklamalara yer veriyor: Bence medya çok önemli, çünkü bir tür mücadele ve direniş olarak görülüyor ve bizler büyük işler yapabilir ve İmam Hüseyin (a.s.), Erbain, İmam Ali (a.s) ve Ehlibeyt (a.s) hakkında Fransız Batılılarına ve Avrupa halkına birçok bilgi verebiliriz. Onların bunlarla ilgili bilgileri yok ya da varsa, bunun hakkında konuşmak istemiyorlar. Bu nedenle resim ve müzik kullanarak onları bu konulara alıştırmak için daha çok çalışmalıyız.

    Rap gibi pek ilgi duymadığımız müziklerin gençler üzerinde etkisi çok fazla. Neden bizde gençlerin seveceği bir müzik türü yok? Gençlere hitap eden sanatlar bulmalıyız.

    Eğitim Öğrencilerin Dine Yaklaşımlarında Önemli Bir Faktördür

    Fransa’da eğitimin etkisi çok fazla ve eğitim bakanı farklı grupların kendi doktrinlerini tanıtmalarına ve öğrencileri dinden uzaklaştırmalarına izin vermeye çalışıyor, ama Fransız halkı çocukları sağlıklı kalsın diye bu doktrinlere karşı savaşmak istiyor. Dolayısıyla çocuklarını cinsel eğitimin uygunsuz etkilerinden uzak tutmak isteyen ebeveynler için tek bir çözüm kalıyor, o da çocuklarını okula göndermemek.

    “Frida Belgol”dan 2014’ten beri “Okula Gitmeme Günleri” kampanyasını kuran marjinal bir karakter olarak bahseden bu Fransız belgesel yapımcısı, bu konu hakkında şunlara yer verdi: Bu kampanyanın amacı, okulda cinsel konuları öğretme teorisinin uygulanmasını protesto etmektir. Bu sosyal aktivist, birçok suçlamayla yanlış bir şekilde hedef alındı, ancak her durumda, bu durumda tehlike alarmı verdi.

    Çocukları Evde Eğitmek, Onları Ahlaki Zararlardan Korumanın Tek Yoludur

    Amerika’dan gelen ve Talmud gibi bazı dini kitaplara dayanan okullarda cinsel konuların öğretilmesine ilişkin tüm teoriler, ebeveynlere tek bir yol bırakıyor ve bu, çocuklarını okula göndermemek ve evde eğitmek. Bu Fransız Müslüman Hanım şöyle devam etti: Evde çocukları eğitmek anne babalardan çok çaba gerektirir. Çünkü bu eğitimler zaten okul eğitimi ile paralel olmalıdır. Bu, ebeveynler için bir olasılıktır, ancak son zamanlarda hükümet ebeveynler için evde eğitim olasılığını azaltmıştır. Çünkü geçmişte velilerin çocuklarına evde eğitim verdiklerini açıklamaları yeterliyken, şimdi hükümet velilerin evde eğitim taleplerini Milli Eğitim Bakanlığı’na bildirmelerini gerektiren bir yasa çıkardı ve hükümet kabul ederse, bunu yapabilirler.

    Bu nedenle devlet, çocukları okulda eğitme konusundaki gücünü korumaya çalışmaktadır. Hatta bazı eğitim bakanları bile çocukların kendilerine ait olduğunu ilan etti. Aşılama ve cinsellik eğitimi gibi okuldaki eğitim, Dünya Sağlık Örgütü veya UNESCO gibi uluslararası kurumlarla bağlantılı olduğunda, ebeveynler durum üzerindeki kontrolünü giderek daha fazla kaybediyor. Bu nedenle ailede babanın gücü azalmış ve bir şekilde onun yerini annelerin rolü almıştır ki bu da elbette baba rolünü gerektiği gibi ifa edememesine sebep olmuştur. Dolayısıyla okulda babaların ve öğretmenlerin rolü azalmıştır.

    Geçmişte Terbiye Bakanları olan Milli Eğitim Bakanları, bir gün devlete hizmet edecek çocuklara hükmetme eğilimindedir. Çocuklar gün geçtikçe öğretmenlerine karşı itaatsiz oluyorlar. Yetkisi olmayan öğretmenler ve bazıları teslimiyet işareti olarak el kaldırdı. Şu anda, Fransız okullarında birçok boş yer var. Derslerini yönetemedikleri ve derslerine tahammülü olmadığı için görevden ayrılan öğretmenler var.

    Öğrencilerden belirli sayıda yazarın kitaplarına göre not vermeleri istendi. Bu nedenle, böyle bir eğilimle başa çıkmak için çocuklarımızı daha bağımsız yetiştirmeli ve onlara toplumda bu tür zorluklarla yüzleşmeyi öğretmeliyiz.

    Müslüman gazetecilerin rolü, belgesel yapımcılarının rolü ve hatta senaristlerin rolü çok önemlidir, çünkü yarının dünyası görüntülerin ve anın dünyasıdır.

  • Dr. İbrahim Tevati’nin Vefatı Münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Taziye Mesajı

    Dr. İbrahim Tevati’nin Vefatı Münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Taziye Mesajı

    Dr. İbrahim Tevati’nin Vefatı Münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Taziye Mesajı

    Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Fransızca dilinin seçkin mütercimi ve el-Mustafa (a.s) Üniversitesinin yüksek eğitimli öğrencisi Dr. İbrahim Tevati’nin vefatı münasebetiyle taziye mesajı yayınlayarak başsağlığı dileklerinde bulundu.

    Bu mesajda, “Fıkhu’l-İmami’s-Sadık (a.s)” başlığı adı altında Fransızca Şia Fıkhı Ansiklopedisi’nin ilk tercümesi Dr. İbrahim Tevati’nin iftiharlarından sayılmış ve onun bu çalışmasının uzaman ve görüş sahibi kimselerce teyit edilerek saygıyla karşılandığı belirtilmiştir.

    Bu mesajın tam metni aşağıda yer aldığı gibidir:

    Yüce Allah’ın Adıyla

    “Bir âlim öldüğü zaman yeryüzünde yerini kıyamete kadar hiçbir şeyin dolduramayacağı bir çukur açılır.”

    Son günlerde Ehlibeyt (a.s) mektebi büyük âlim ve öğrencilerinden birisini kaybetmenin üzüntüsünü yaşamaktadır. Şeyh İbrahim Tevati el-Cezairi Ehlibeyt (a.s) mektebinin âlimlerinden biriydi ve Cezayir’den Suriye’ye ve akabinde İran’a kadar hak mezhep olan Ehlibeyt’in (a.s) asil değerlerini öğrenmek için uzunca bir yol kat etti. Merhumun İmam Humeyni (r.a) ve onun hak halefi salihi İmam Hameni’ye kalbi bir alakası vardı ve onun marifet kazanma aşkı onu İslam dünyasının Ümmü’l-Kura’sında Âl-i Muhammed’in (a.s) ilimlerinden faydalanması için mukaddes Kum şehrine yönlendirdi.

    Şeyh İbrahim et-Tevati Kum’da çeşitli İslam ilimlerini elde ettikten sonra tebliğ için çeşitli bölgelere gitti ve Fransızca diline hâkim olması sebebiyle Fransızca dilini kullanan bölgelerde tebliğ faaliyetlerinde bulunarak bir grubun Ehlibeyt (a.s) mektebine bağlanmasına sebep oldu.

    “Fıkhu’l-İmami’s-Sadık (a.s)” başlığı adı altında Fransızca Şia Fıkhı Ansiklopedisi’nin ilk tercümesi Dr. İbrahim Tevati’nin iftiharlarından olup onun bu çalışması uzaman ve görüş sahibi kimselerce teyit edilerek saygıyla karşılanmıştır. Merhumun diğer eserleri şunlardan ibarettir: Hikmethayi Kısari Emirü’l-Müminin’in (a.s) tercümesi ve merhum Ayetullah Muhammed Mehdi Asıfi’nin “el-İntizaru’l-Müvecceh” eserinin Fransızca diline tercümesi. Bu eser Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın işbirliğiyle basılıp yayınlanmıştır.

    Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı merhumun vefatı münasebetiyle ailesine ve Ehlibeyt (a.s) taklit mercilerine başsağlığı diliyor, merhum için Allah Teâlâ’dan bağışlanma talep ediyor ve geride kalanlar için sabırların en güzelini temenni ediyor.

    Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

    24.9.2022

    Hatırlatılmasında fayda vardır ki dini ve İslam maarifi alanının mütercimi ve Cezayir’in düşünür ve âlimi Dr. İbrahim Tevati Kum şehrinde Erbain günlerinde hastalık eseriyle vefat etmiş ve bu şehirde Gülzari Şuhedayi Ali b. Cafer’de toprağa verilmiştir.

    Merhum değerli ömrünü ilim havzasında ilim öğrenme, Ehlibeyt (a.s) maarifinin yayılması ve Ehlibeyt (a.s) mektebinin tebliği yolunda sarf etmiş; fıkıh alanında doktora yapmış, Ehlibeyt (a.s) öğretilerini yayımlama alanında ise değerli kitapları Fransızcaya çevirmiş ve birçok metin ve eserin tashih ve redaksiyonunu yapmıştır.

  • “Erbain ve İslam Medeniyeti” Webinarı Düzenlenecek

    “Erbain ve İslam Medeniyeti” Webinarı Düzenlenecek

    “Erbain ve İslam Medeniyeti” Web Konferansı Düzenlenecek

    Erbain, Peygamber Ekrem’in (s.a.a) vefatı ve İmam Rıza’nın (a.s) şehadeti münasebetiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı tarafından ve kültürel kurum ve kuruluşların ortak işbirliğiyle Erbain ve İslam Medeniyeti web konferansı düzenlenecektir.

    “İmam Hüseyin’in (a.s) Kıyamı; Direniş ve Erbain Mazharının Devamının Örneği” ve “İmam Hüseyin (a.s) Dünya Özgürlükçüleri ve Mezhep ve Dinlere Mensup Adaletçilerinin Tamamının Rehberi” Erbain ve İslam Medeniyeti web konferansının eksenleri oluşturmaktadır.

    Bu konferansa Afganistan’dan Üstat Seyit Hüseyni Âlimi Belhi, Sri Lanka’dan Dr. Muhammed Merva Bava, Lübnan’dan Dr. Muhammed Alig, Almanya’dan Dr. Ali es-Serayı, Bahreyn’den Şeyh Hüseyin ed-Deyhi, Avusturya’dan Şeyh Muhammed el-Medmen, Lübnan’dan Dr. Runi Alfa, Afganistan’dan Şeyh Abdül Kadir Âlimi, Norveç’ten Üstat Seyit Hüseyin Şimşad Hüseyin Rezevi ve Avustralya’dan Dr. Zeydü’s-Selam konuşmacı olarak katılacaklardır.

    Bu web konferansı 20.9.2020 tarihinde 17.00 ila 19.00 arası olacaktır. Adı geçen bu konferansa katılmak isteyenler http://meetingvc.iust.ac.ir/arbaeen-and-islamic-civilization web sitesi üzerinden başvuruda bulunabilirler.

     

    fa86eadd-3698-435c-8cea-beda3a3d593b.jpg

  • Genel Sekreter HaberleriAyetullah Ramazani: Erbain Hz. Mehdi’nin (a.s) Zuhurunun Gerçekleşmesi İçin Tarihi Bir Akım ve Fenomendir

    Genel Sekreter HaberleriAyetullah Ramazani: Erbain Hz. Mehdi’nin (a.s) Zuhurunun Gerçekleşmesi İçin Tarihi Bir Akım ve Fenomendir

    Ayetullah Ramazani: Erbain Hz. Mehdi’nin (a.s) Zuhurunun Gerçekleşmesi İçin Tarihi Bir Akım ve Fenomendir

    Ayetullah Rıza Ramazani 17.9.2022 tarihinde Kerbela’da Gilan- ez-Zehra (s.a) Nur Çadırında Mirza Kuçek Hüseyniyesinde düzenlenen Erbain ziyareti programında halkın çok büyük iştiyakla katıldığı Erbain yürüyüşüne işaret ederek ilahi rengi olan her işin kalıcı olduğunu ifade etti.

    Erbain kültürü üzerinde analiz ve araştırma yapılması gerektiğine değinen Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri sözlerini şöyle sürdürdü: Bu yıl halkın büyük iştiyakla Erbain’e katılımına dikkatle Erbain günü çok büyük bir insan trafiğine şahittik. Bu yürüyüşün Aşura sonrası başlayıp Erbain günüyle bitmesi ve keza ziyaretçilerin Kerbela’da çok kalmaması doğrultusunda program yapılması durumunda sorunların çoğu halledilecektir.

    Ülke içindeki ve Irak’taki yetkililer, Aşura sonrası kırk gün boyunca ziyaretçiler için seyahat ve konaklama olanakları sağlamalıdır. Çok büyük manevi, siyasi, içtimai ve kültürel manevra unvanıyla büyük Erbain topluluğunun en güzel şekilde gerçekleşmesi için herkesin gayret göstermesi gerekir.

    Dünyada Erbain’in bir benzeri daha yoktur. Buna rağmen Siyonist medyanın Erbain haberlerini boykot ettiğine tanık oluyoruz; Almanya’da, İngiltere’de vs. 15 kişi toplandığı zaman tüm dünyada haber yapılıyor, ama uluslararası medyada bu 20 milyon yürüyüşle ilgili herhangi bir haber ya da raporu görmüyoruz.

    Erbain manevi konferansı, insan yaşamı tarihinde eşi görülmemiş bir olaydır. Müslümanların en büyük manevrası, Hac’da iki ila üç milyon insanın varlığıdır, ancak Erbain’de bu on milyonlarca insanın varlığı büyük bir olaydır. Erbain’in coğrafi alanı tüm dünyayı kapsıyor ve birçok ülkeden ziyaretçilerin varlığının dünya için büyük bir mesajı ve kıssası vardır.

    Erbain ziyareti doğru rivayet edilmelidir. Hz. Zeynep (s.a) ve Hz. Zeynelabidin (a.s) Yezid’in sarayında Aşura’nın çok dakik, derin ve kapsamlı anlatımıyla çok kısa sürede büyük bir inkılap anlatımını gerçekleştirdiler.

    Mukaddes Savunma bize yüklenilen büyük bir hadiseydi ve önemli olan şuydu ki biz bu hadiseyi doğru rivayet ettik.

    Erbain’de genç nesil başta olmak üzere Eba Abdillahi’l-Hüseyin’in (a.s) âşıklarından oluşan büyük insan kalabalığı sevgi ve muhabbetini ortaya koymaktadır. Bazen bu Erbain’e nispetle insanların ilgi ve alakaları doğru dürüst yönlendirilmemektedir. Bu alanda yönlendirici halkalar kendi sorumluluklarına amel etmelidir.

    Erbain merasiminin konumu doğru derk edilmelidir. Herkes istediği gibi matem tutmalıdır, söylemi yanlıştır. Hurafelerin önü alınmalıdır ve biz Hüseyni matem meclislerinde bazı yanlış vesile ve sloganlardan kaygı duyuyoruz.

    Direniş komutanı General Kasım Süleymani asrımızın büyük Erbain hareketinin kurucusuydu. Kalıpların korunmasıyla birlikte Erbain’in içeriği üzerinde çalışılmalı ve Erbain akımı yönlendirilmelidir.

    Irak halkının ev sahipliği ve İran İslam Cumhuriyeti ve Irak sorumlularının gösterdiği kolaylıktan ötürü teşekkürlerini dile getiren Ayetullah Ramazani konuşmasının devamında şu açıklamalara yer verdi: Erbain yürüyüşünün hazırlıkları, ziyaretçilerin hak ettiği ve onurlandırılacağı şekilde yapılmalıdır.

    Erbain Hz. Mehdi’nin (a.s) zuhurunun gerçekleşmesi için tarihi bir akım ve fenomendir. Erbain içerikli yaşamak ve Erbain içerikli kalmak, Aşura içerikli düşünmek, Aşura içerikli yaşamak ve Aşura içerikli ölmeyi talep eder. İmam Hüseyin’in (a.s) sistemi, ilahi sistemin yayılmasıdır. Bizim İmam Hüseyin’in (a.s) velayetini kâmil bir şekilde kabul etmemiz gerekiyor.

    Aşura ziyareti, Aşura’nın analizidir ve bu ziyaretin derinlik ve makamlarına teveccüh etmeliyiz. Makamlara ulaşmak için davranış ve inancımızı yeniden ele almalı ve ev ve yaşamımızda İmam Hüseyin’e (a.s) yakınlaşmalıyız. Ahlak ve amel alanında kendimize dikkat edersek Mehdi’nin (a.s) zuhurunu bekleyenlerin içinde yer alacağız. Aşura ve Erbain’in zuhurla çok geniş ve birebir irtibatı vardır.

    Bir kimse kendisinin Hz. Mehdi’yi (a.s) bekleyenler arasında olup olmadığını öğrenmek istiyorsa İmam Hüseyin’e (a.s) muhabbet, marifet ve itaati ölçmesi gerekir. Marifet, muhabbet, itaat ve maneviyat, velayete ulaşmanın belirleyici unsurlarıdır. Uygunsuzluklar ve zorluklar karşısında sabredip direnen kimse Erbainî olur ve Erbain içerikli olmak zorlu yaşamı tecrübe etmektir.

Yüklenen en yeni kitaplar

Yeni Eklenen Dergiler

Android Uygulamalar

No items found.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Uluslararası sivil toplum kuruluşu olan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam dünyasının seçkin insanları tarafından kurulmuştur.

Dünya Müslümanlarının genelinin bakış açısına göre; Ehlibeyt (a.s), İslami öğretilerde Kuran’ın yanında kutsal bir yere sahip olduğu için Ehlibeyt (a.s) eksenli faaliyetler yürütülmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın tüzüğü, 8 bölümden ve 33 maddeden oluşmaktadır.

       

  • İran-Tahran-Bulvarı Keşaverz-Nebşi Hıyabanı Guds- Plak: 246

  • (0098-21) 88950827 
  • (0098-21) 88950882 

Bize Yazın

Konu
E-posta
Mektup
8-5=? Güvenlik Kodu