Haberler

Ayetullah Ramazani: Allame Hasan Zade Amuli Velayetin Hamisi ve Nebevi Mektebin Yetiştirdiği Büyük Bir İnsandı

Ayetullah Ramazani: Allame Hasan Zade Amuli Velayetin Hamisi ve Nebevi Mektebin Yetiştirdiği Büyük Bir İnsandı

Salı, 05 Ekim 2021

5.10.2021 tarihinde Allame Hasan Zade Amuli’nin saygıyla yâd edilmesi ve keza Peygamber Ekrem’in (s.a.a) vefatı ve İmam Hasan Mücteba’nın (a.s) şehadeti münasebetiyle Reşt-İmam Humeyni (r.a) Musallasında düzenlenen merasimde Peygamber Ekrem’in (s.a.a) vefatının yaratıcıyla yaratılmış arasındaki doğrudan irtibatın ve vahyin kesildiğine işaretle şöyle dedi: Peygamber Ekrem’in (s.a.a) vefatı İslam ve yaratılış âlemi için büyük bir musibettir.

Allame Hasan Zade Amuli, hem öğretmen hem de eğiticiliği aynı anda yapan önde gelen şahsiyetlerden biriydi ve İslam İnkılabı Rehberinin deyimiyle pratik ve torik konumda tevhit ehliydi. Tevhit ehli tabiri latif ve derin bir tabir olup her yerde kullanılmaz; bu tabir Allah’a doğru hareket eden kimse için söylenilir. 37 yedi yıl Tahran ve Kum’da ilim havzasında çeşitli ilimleri öğrenmişti. Bu seçkin âlimin tüm çaba ve gayreti ilim tahsil etmek ve nefis tezkiyesiydi.

Allame Hasan Zade Amuli hekim, arif, edip ve gökbilimciydi. Bu seçkin âlimin kuşatıcı bir ilme sahip olduğu söylenebilir ve böyle bir ilmi makama ulaşan kimse derin bakışlara ulaşır. Bazıları Allame hakkında insafsızlık ettiler ve onun makamını derk etme güçleri olmadığı ve ilmi şahsiyetini dikkate almadıkları için çirkin sözler sarf edip tekfir yaftasında bulundular.

Bu şahıs hikmet, irfan ve ahlakta müçtehitti ve üstatlığa ulaşmıştı. Allamenin yanında yalnızca Allah’ın ve Ehlibeyt’in (a.s) zikri söz konusuydu. Velayet ve inkılabın hamisiydi ve rahmetli İmam (r.a) ve İslam İnkılabı Rehberi için derin söylemleri vardı.

Allame Mukaddes Savunma döneminde de asker elbisesini giyerek sonuna kadar batılın karşısında dikildi. Hissi ve dünyaya bağımlı bir insanın kendi yeti ve kabiliyetlerini dikkate alarak akıl ve şuhud yolunda yer alması gerekir. Hasan Zade Amuli İslam ve Şia âleminin övünç kaynağı ve Kur’an ve Ehlibeyt’te mahvolmuş birisiydi.

 

Ayetullah Ramazani: Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Rıhleti Beşeri Toplumların En Büyük Musibetidir

Ayetullah Ramazani: Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Rıhleti Beşeri Toplumların En Büyük Musibetidir

Salı, 05 Ekim 2021

Ayetullah Ramazani 4.10.2021 tarihinde Reşt’in Şuhedayi Zehab Meydanında Peygamber Ekrem’in (s.a.a) vefatı ve İmam Hasan Mücteba’nın (a.s) şehadeti münasebetiyle düzenlenen matem merasiminde tüm boyutlarıyla adaletin gerçekleştirilmesi için bir sisteme ihtiyaç duyulduğuna işaretle adalete ulaşan toplumun hedefine ulaşmış olduğunu ifade etti.

Keza Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri hâkimiyetin doğru amel etmemesi durumunda kendi çapında bireysel adalete ulaşabileceğinin mümkün olacağını, ama bunun yeterli olmayacağını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: Adaletin gerçek tadının tadılması hâkimiyetle mümkündür.

Adaletin sadece dille açıklanmasıyla pratikte gösterilmesi arasında pek çok mesafe vardır. Bizim ilahi nebi ve velilerin öğretilerine nispetle mesafemiz oldukça fazladır.

Peygamber Ekrem’in (s.a.a) vefatını beşeri toplumlar ve insanlık âlemi için en büyük musibet olduğunu ifade eden Ayetullah Ramazani sözlerine şöyle devam etti: Hz. Muhammed (s.a.a) hem son peygamber ve hem de şeriat sahibiydi.

İnsanların çoğu dindarlık alanında dini, Kur’an ve Peygamber’in (s.a.a) rivayetleri esasınca değil, kendi görüşü esasınca yorumlamaktadır. Bir insanın görüşü vahye tahmil edilmemelidir.

İçtimai alanda öğretiler ahkâm, hukuk ve ahlak olmak üzere üç sınıfta toplanır. Ahkâm bölümü, bireysel ve toplumsal hükümleri kapsar, hukuk bölümü her bir vatandaşın ve ailenin hukukunu içerir. İslam dini hukuk konularını incelikle ele almıştır ve bu doğrultudaki emirlere uyulmazsa bir ferdin başkalarına zulmetmemesi mümkün değildir.

Bizim sorunlarımızın ezici bir kısmı ya başkasının hakkını tanımayışımız veya tanısak da bu hakkı eda etmeyişimizden kaynaklanır. Sosyal alanlarda birbirlerinin hukukunu tanımayan bir toplum kemale eremez. İslami toplumda da gayri Müslim bir vatandaşın hakkı korunmalıdır ve ferdin Müslüman olmaya zorlanmaması gerekir. Elbette İslam dinini kabul eden kimse kanunlara uymalı, kuralları kabul etmeli ve farzlara da riayet etmelidir.

Hukuk, bir kimsenin hakkının zayi olmaması içindir ve Kur’an’da da hem ahlaki meselelere ve hem hukuk meselelerine tekit edilmiştir. Peygamber Ekrem’in tekit ettiği meselelerden birisi ahlaktır ve ilahi nebilerin tamamı ahlak gibi önemli bir meselenin kemali için gelmişlerdir.

İslam İnkılabı Rehberi, inkılabın ikinci adımının tavsiyesinde de ahlak ve maneviyata işaret etmiştir, zira ahlak ferdi ve ailevi gelişim üzerinde etkilidir. Beşer ahlaki kanunlara uyar ve toplum ahlak eksenli olursa kesinlikle zulüm, hıyanet, kıskançlık ve sorumluluktan kaçınma olmayacaktır.

Yirminci asırda dünyada 100 milyon kişi öldürülmüştür ve bu gün de çeşitli bahanelerle insanları öldürmekteler. Maneviyatsızlık toplumu felç etmiştir. Her ihtilafın kaynağı ahlaksızlıktır ve hatta hukuk kanunlarına riayet etmek bile yeterli değildir.

Bir toplumda mahremiyet ihlal edilirse her alanda yapısal karşıtlık ile karşı karşıya kalır ve saygısızlık ve edepsizliğe tanık oluruz. Güzel ahlaklı olmak ve güzel davranmak düşünce ve davranışın ahlaki ölçüsüdür. Bir kimse, kötü konuşuyor, iftira atıyor ve yalan söylüyorsa bu kimsenin üzerinde namaz etki etmemiştir. Davranışta, bakışta, yemede, içmede, haram ve helale riayet etmede ve irtibat türünde takva kendini gösterir. İmam Hüseyin (a.s) beşeriyetin uyanması için çok çaba sarf etmiştir, ne var ki kendini uyuyormuş gibi gösteren kimse uyandırılamaz ve beşeriyetin geri kalmışlığının sebebi de budur.

Ayetullah Ramazani: Kasım Süleymani Övülmüş Ahlakıyla Gönüllerin Komutanı Oldu

Ayetullah Ramazani: Kasım Süleymani Övülmüş Ahlakıyla Gönüllerin Komutanı Oldu

Pazartesi, 04 Ekim 2021

Ayetullah Rıza Ramazani 4.10.2021 tarihinde Reşt’teki Bakıru’l-Ulum (a.s) Deniz Uzmanlığı Eğitim Merkezi’nin araştırmacı öğrencilerine yaptığı konuşmasında Peygamber Ekrem’in (s.a.a) vefatı ve İmam Hasan Mücteba (a.s) ve İmam Rıza’nın (a.s) şehadeti münasebetiyle taziyeleri dile getirmenin yanında şu açıklamalara yer verdi: Gençlerin arasında bulunmak insana sevinç ve gençlik hissi veriyor ve böylesi basiretli, adil ve engin gönüllü bir toplulukta yer almaktan son derece mutluyum.

İslami İran’ın askeri ve bilimsel gücü, Batılı ülkeleri, literatürümüzü ve söylemimizi duymamız için bizi müzakereye davet etmeye yöneltti. İslam Cumhuriyeti’nin gücündeki artış, İslam’ın ve Müslümanların gücünün artışına döner. Siz gençler beşeri saygınlığın altın kuşağısınız.

Bizim, ümmetin vahdet ve birlikteliği peşinde olmamız gerekir. Bu vahdet bencillik, zulüm ve insani saygınlığın konumunu zedeleyecek her şeyin karşısında durmamıza sebep olur. Peygamber Ekrem’in (s.a.a) öğretilerinin tamamı Ahkâm, hukuk ve ahlakta birleşir. Bir toplum sorumluluk duygusunu başkalarına göstermek isterse bu toplumun kendisinin ahlak eksenli olması gerekir. Bir toplumun ilmi olur da ahlakı olmazsa zerre kadar kemal süreci olmayacaktır.

Ahlak, değerlere bağlılık ve sorumluluk olmazsa, ilim ehil olmayanların ellerine düşer. Hiroşima ve Nagazaki cinayeti ve birinci ve ikinci dünya savaşında milyonlarca insanın öldürülmesi ilmin ehil olmayanların eline teslim edilmesinden kaynaklanmıştır.

Peygamber Ekrem (s.a.a) savaşlarda insanların öldürülmemesine gayret ediyordu. Peygamber Ekrem’in (s.a.a) savaşlarının toplamında her iki taraftan da üç bin insandan az kişi öldürülmüştür. Hâlbuki yirminci asırda yaklaşık 100 milyon insan öldürülmüştür.

Günümüzde ahlak geçmişten çok daha gereklidir. İran İslam Cumhuriyetinin atom bombasını haram bilmesi insana duyduğu saygıdan dolayıdır. İlmi gelişimin yanında ahlak olmazsa beşeri toplumu pek çok tehdit kuşatacaktır. Bireysel ahlak gerçekte kabiliyetlerle şahsi yetilerin irtibatıdır.

Günümüz dünyası akıl, düşünce, hak ve adalet sevgisiyle savaşan bir dünyadır ve bu rekabetin sonucunun görülmesi gerekir. Akıl zafere ulaşırsa meleklerin tamamı böyle bir akla saygı duyar ve insan melekten de üstün olur. İlahi peygamberler insanı kendisiyle, Allah’la ve başkalarıyla barıştırmak için görevlendirilmişlerdir.

İlahi ahlakta insan ilahi sıfatlara bürünür ve hâkim, âlim, kadir ve gafur gibi ilahi sıfatları kendinde barındırır. Ahlak ahirette kendini gösterir ve bizler ahirette kendi ahlakımızın misafiri olacağız. Peygamber Ekrem (s.a.a) beşeri toplumun ahlakını ıslah etmek için gelmişti ve Allah Teâla beşeriyetin ahlakının ıslah edilmesini irade etmiştir.

Kasım Süleymani övülmüş ahlak sıfatıyla milyonlarca İranlının gönlünün komutanı kalbinin mahbubu olmuştur. Keza Şehit Süleymani “İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.” ayetinin somut örneğidir, zira onun teşyii cenazesine milyonlarca insanın katılması, onun gönüllerin sevgilisi olduğunun göstergesidir.

Kabul’de Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Tarafından “Erbain Mesajı” Söyleşisi Düzenlendi + Resim

Kabul’de Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Tarafından “Erbain Mesajı” Söyleşisi Düzenlendi + Resim

Cumartesi, 02 Ekim 2021

Hicri 1443 Erbain ve Peygamber Ekrem’in (s.a.a) vefatı yıldönümü münasebetiyle Kabul’de Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı aracılığı ve âlim, akademik şahsiyetler, eleştirmenler ve gençlerin eşliğinde “Erbain Mesajı” söyleşisi düzenlendi.

Bu söyleşi Kur’an karisi Seyit Hekim’in okuduğu Kur’an kıratı ve Sayın Ahmed Ali Haseni’nin icra ettiği Zeynebiyye salavatıyla başladı.

Bu program Afganistan Şia Ulema Konseyi Başkanı ve Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Üyesi Ayetullah Salihi Müderris yaptığı konuşmasıyla açılışını yaptı.

Ayetullah Salihi Müderris bu söyleşinin düzenlenmesinden dolayı teşekkürlerini sunarak İmam Hüseyin’in (a.s) acısının sonsuza kadar baki kalacağını ve Aşura’nın Allah’ın iradesinden kaynaklandığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: Tarihi rivayetlerde Peygamber Ekrem’in (s.a.a) torunu hakkındaki duasında insanların kalbinde Hüseyin’in (a.s) muhabbetinin kalıcı olduğunu buyurmuştur.

Beşeriyetin hidayeti ve maddi âlemin mahşeri olan milyonlarca insanın Erbainden faydalanması Aşura’nın getirileridir. Hüseyin’in (a.s) matem merasimleri binlerce insanın hidayetine ve toplumdan musibetlerin giderilmesine sebep olmuştur.

Afganistan Şii Uleması Konseyi Başkanı İmam Hüseyin’i (a.s) Aşura hareketi etrafında Müslümanların bir araya gelme ekseni olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: İnsanların sapıklıktan uzaklaştırılması, zulmün karşısında dikilmek ve özgürlük ve hakkaniyetin birbirine bağlanması Kerbela hareketinin getirilerindendir.

Programın devamında Sadat Kazımi Hanım, Dr. Ahmed Ali Niyazi, Havza ve Üniversite Üstadı Dr. Seyit Hasan Hüseyni Belhi ve Dünya Ehlibeyt (a.s) Âşıkları Başkanı Seyit Hüseyin Alimi Belhi’nin katılımıyla söyleşi paneli oluşturuldu.

Söyleşi panelinin başında havza ve üniversite üstadı Sadat Kazımi Hanım “İlahi dinlerin yayılmasında kadının rolü” konusunu ele alarak mesele hakkında şunları kaydetti: Kadınlar İslam’dan önce dinlerin yayılmasında etkindiler ve İslam’da bu rol daha bir belirginleşti ki bunun en belirgin örneği iman konusunda kadın ve erkek eşitliğidir. Bu sebeple kadın ve erkek dinin tebliğini yapabilir.

Dini boyutların tamamında Hz. Zeynep (s.a) çaba sarf etmiştir. Hz. Zeynep (s.a) dinin tebliğine Aşura’yla birlikte başlamış dini mantık, ilke ve değerlere dayanarak konuşmalar yapmıştır. Kadınlar Erbain ve Hz. Zeynep’in (s.a) rolünü derk etmekle dinin yayılması alanında İslami ilke ve değerlere bağlı kalmanın yanında siyaset, iktisat ve … gibi alanlarda da erkeklerle birlikte adım atmalı ve bu faaliyetlere değer vermelidir.

Programın devamında Üstat Seyit Hasan Hüseyni Belhi, Erbain’in eğitsel mesajı konusuna değinerek şu açıklamalara yer verdi: Eğitsellik insani bir etkenin bir diğer insani etken üzerinde etki bırakması olup bu etki bırakma ahlaki, bireysel, içtimai ve … gibi çeşitli alanlarda gerçekleşir. Erbain ziyareti ve Hüseyni merasimler insanların bireysel, sosyal ve siyasi yaşamlarını değiştirir.

Konferans ve ziyaretnamelerde Erbain’in manevi etkileri tekrarlanarak Ehlibeyt (a.s) âşıklarının derinliklerinde yer edinir. İmam Hüseyin’in (a.s) kurtarıcı gemisinin etkisi daha çoktur, daha yaygındır ve daha çabuktur öyle ki Erbain’in manevi atmosferinin ziyaretçilerin ruhu üzerindeki etkisi inkar edilemez.

Erbain dünya insanları için Ehlibeyt (a.s) maarifinin yayılma alt yapısını hazırlamıştır ve Erbain hareketi dünyaya Hüseyni maarifinin tanıtıcısıdır. İmam Hüseyin’in (a.s) kıyamı güvenliğin ıslah edilmesi içindi ve Erbain ziyareti de toplumda bu ıslahı ortaya çıkarır.

Söyleşi panelinin bir diğer üyesi havza ve üniversite üstadı Dr. Ahmed Ali Niyazi de İmam Hüseyin’in (a.s) mesajında dini izzeti konu ederek şu açıklamalara yer verdi: İmam Hüseyin’in (a.s) kıyamı kapsayıcı ve kâmildir ve çeşitli alanlarda kemal ilkesinin tamamını içerir. Kerbela kıyamının yeniden ele alınması zorunludur.

İzzeti talep etmek fıtridir ve bu fıtri çağrıya ulaşma yöntemi farklıdır. İnsana izzet ve saygınlık bahşetmek İslam’ın temel hedefleri arasındadır, çünkü bu özellik erdem ve kemal sebebidir. İzzet duygusu kaybolursa, bu toplum her türlü baskıya boyun eğecektir. İnsanlar için kölelik hüviyetinin tanımı tarihi kesitlerde ve İsrail oğullarının Firavun tarafından aşağılanmasında böyleydi. İmam Hüseyin’in (a.s) “Heyhat minne’z-zille” sloganı, onun âşıkları için ölümsüz bir slogandır.

Diğer bir konuşmacı Dünya Ehlibeyt (a.s) Aşıkları Kurultayı Başkanı Seyit Hüseyin Alimi Belhi İmam Hüseyin’in (a.s) kıyamının kalıcı mesajı hakkında açıklama yaparak şunları dile getirdi: Dünyada on binlerce kayıpla sonuçlanan pek çok hadise unutulmuştur, ama zamansal ve sayısal açıdan sınırlı olan Aşura hadisesi taşıdığı apaçık mesajı sebebiyle kalıcı olmuştur ve bu kıyamda maddi ve dünyevi unsurların etkisi olmamıştır.

İmam Hüseyin’in (a.s) konuşmalarında konu edilen apaçık mesajlar; dini kabul, dini değerlerin savunulması, kötülüklerden uzaklaşılıp iyiliğin emredilmesi, özgürlük ve bağımsızlıktır. Keza bu uğurda canın feda edilmesi ve fedakârlık da Aşura’nın önemli mesajları arasındadır.

İmam Hüseyin (a.s) mesajın ulaştırılması için ölçülü ve planlı temel tedbirler almıştı. Kerbela esirleri olmasaydı Aşura mesajları bu güne kadar dünyaya taşınmazdı. Aşura’nın cesur sözcüsü Hz. Zeynep (s.a) hiçbir tehdit karşısında susmadı. Hakkın batıla üstünlüğü de Erbai’nin mesajlarındandır ve insanın değersel yolu seçmesi onu hakka ulaştırır.

Talim ve terbiyenin ayrılması mümkün değildir ve bu ikisi birbiriyle iç içedir. Terbiyenin bilinç, kabul ve sorumluluk gibi üç aşamadan oluşması gerekir ve bazı alimler talimi terbiyenin ferinden saymıştır.

Foto Haber / Bağdat-Kerbela Yolunda Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Tebliğcilerinin Etkinlikleri

Foto Haber / Bağdat-Kerbela Yolunda Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Tebliğcilerinin Etkinlikleri

Perşembe, 30 Eylül 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı tıpkı geçmiş yıllarda olduğu gibi Erbain yürüyüşündeki ziyaretçilere tebliğ ve kültürel alanda hizmet vermektedir. Aşağıdaki resimler Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı tebliğcilerinin etkinliklerini göstermektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Allame Hasan Zade Amuli’nin Vefatından Dolayı Yayınladığı Taziye Mesajı

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin Allame Hasan Zade Amuli’nin Vefatından Dolayı Yayınladığı Taziye Mesajı

Pazartesi, 27 Eylül 2021

– Ayetullah Hasan Zade Amuli’nin vefatı akabinde Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani bir bildiri yayınlayarak taziyelerini dile getirdi.

Ayetullah Ramazani’nin taziye mesajının metni şöyledir:

 

68fe29ba23cea48497edf2d82342681c_279.jpg

 

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

“Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin.”

Rabbani alim, ilahi hekim ve ilimlerin allamesi Ayetullah Hasan Zade Amuli’nin vefatı İslami marifet, hikmet, irfan ve maneviyata gönül bağlamış salikleri derinden üzmüştür.

Allame eşine az rastlanır şahsiyetlerdendi ve akli ve nakli ilimleri kendisinde toplamıştı. Keza fıkıh, usul, lügat, felsefe, kelam, ahlak, irfan, tıp, matematik, astronomi, ufuklar, cifir ilimleri ve olağanüstü ilimlerde uzmanlığı vardı. Kendisi hâkim olduğu birkaç dilde yazıyordu ve nazım ve nesirde anlamlar yaratıyordu.

Bu saygı değer âlimin dünyanın, terkedilmiş ilimleri üzerindeki hâkimiyeti öyleydi ki, bugün dünyanın her yerinde bu ilimlerde bu kapsamlılığın başka bir örneğine rastlanmamıştır.

Bunlara ek olarak merhum Allame Hasan Zade Amuli’yi çok daha seçkin kılan ilimle ameli birleştirmesiydi ve bu özellik tertemiz marifet arayışında olan genç talebe ve öğrencileri cezbediyordu. İlim havzalarının bu çabuklukta böylesine kapsamlı ve eşine az rastlanır bir şahsiyeti yetiştirmesi çok uzak bir ihtimaldir.

Elbette kendisinin çeşitli ilimlerde paha biçilmez eserleri vardır ve öğrenci ve düşünürler bundan yararlanabilir.

Allame Hasan Zade Amuli İmam Humeyni (r.a) ve İslam inkılabının destekçisiydi, Mukaddes Savunmada yıllarca gönüllü asker gibi cephelerde bulunmuştu. Keza velayeti fakih ve Yüce Rehberlik Makamının sürekli arkasındaydı.

Bu yeri doldurulamayacak saygı değer âlimin vefatını İmam Zaman’ın (a.s) hizmetine ve keza İslam İnkılap Rehberine, büyük taklit mercilerine, havza ve üniversite merkezlerine, irfan ve ilahi ilimlerin ilgi ve alakalılarına, şehit terbiye eden Amul halkına, öğrencilerine, sevenlerine ve aile fertlerine – özellikle ilim ve fazilet ehli çocuklarına – taziyelerimi arz ediyorum.

Bu büyük âlim hakiki anlamda Hz. Masumlara (a.s) gönül bağlamıştı ki bu aşk ve sevginin örneğine “Fassı Fatimi” de Hz. Fatımatü’z-Zehra’nın (a.s) yüce makamına nispetle beslediği sevgide rastlamak mümkündür.

Dolayısıyla Erbain günlerinde Allah Teâlâ’dan büyük üstat Allame Hasan Zade Amuli’nin tertemiz ruhunu Ehlibeyt’le (a.s) – özellikle Efendimiz Seyyidü’ş-Şuheda (a.s) başta olmak üzere -  haşretmesini istiyor ve geride kalanlara ecir ve sabırlar vermesini talep ediyorum.

Allah’tan geldik ve dönüşümüz ancak O’nadır

Rıza Ramazani

 Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri

26.9.2021

Foto Haber / Tahran’da Aşura’dan Erbain’e Kadar Mesajlar ve Getirileri Konferansı

Foto Haber / Tahran’da Aşura’dan Erbain’e Kadar Mesajlar ve Getirileri Konferansı

Cuma, 24 Eylül 2021

9.23.2021 tarihinde Tibyan Sosyal ve Kültürel Faaliyetler Merkezi Tahran Temsilciliği tarafından Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı ve İran İslam Cumhuriyeti Tebliğat Teşkilatı iş birliğiyle, sağlık protokollerine uygun olarak Tahran'daki Kültür Devrimi Şehitleri Kompleksinde Aşura’dan Erbaine; Mesajlar ve Getiriler adlı konferans düzenlendi. Keza konferansın eşliğinde Afganistan muhacirlerinin etkin gruplarına da teşekkür edildi.

Foto Haber /Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Huzurunda İspanyolca Erbain Fotoğraf Albümü Kitabının Açılış Töreni

Foto Haber /Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Huzurunda İspanyolca Erbain Fotoğraf Albümü Kitabının Açılış Töreni

Perşembe, 23 Eylül 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani’nin huzurunda, 22 Ekim 2021 Perşembe günü öğleden önce, İspanyolca Erbain Fotoğraf Albümü kitabının açılış töreni yapıldı.

<<  1 [23 4 5 6  >>  

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Uluslararası sivil toplum kuruluşu olan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam dünyasının seçkin insanları tarafından kurulmuştur.

Dünya Müslümanlarının genelinin bakış açısına göre; Ehlibeyt (a.s), İslami öğretilerde Kuran’ın yanında kutsal bir yere sahip olduğu için Ehlibeyt (a.s) eksenli faaliyetler yürütülmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın tüzüğü, 8 bölümden ve 33 maddeden oluşmaktadır.

       

  • İran-Tahran-Bulvarı Keşaverz-Nebşi Hıyabanı Guds- Plak: 246

  • (0098-21) 88950827 
  • (0098-21) 88950882 

Bize Yazın

Konu
E-posta
Mektup
5*2=? Güvenlik Kodu