Meclis Haber

  • Ayetullah Ramazani: Kalp Huzuru Duanın Kabul Edilmesi Şartlarındandır / Sorumlular Mübarek Hadiselerin Gerçekleştirilmesi İçin Gayret Etmelidir

    Ayetullah Ramazani: Kalp Huzuru Duanın Kabul Edilmesi Şartlarındandır / Sorumlular Mübarek Hadiselerin Gerçekleştirilmesi İçin Gayret Etmelidir

    2021.05.05 tarihinde Reşt ilçesi İslami Azad Üniversitesi yanındaki kayıp isimli şehitlerin mübarek mezarı başında Reşt İlçesi Eimmeyi Ethar’a (a.s) Tevessül Edenler Heyetinin gayretleriyle düzenlenen Mübarek Ramazan Ayının yirmi üçüncü Kadir gecesinin ihyasında Ayetullah Rıza Ramazani şu noktalara değindi: Allah Teala’nın dergahında bağışlanma istemek en azından Kadir gecelerinde kabul edilen dualar arasındadır.

    Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri insanın her zaman tövbe etmeye hazır olması gerektiğini ve Allah Teala’nın tövbeyi kabul edeceğini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü: İnsanın bizzat kendisi tekrar dönme yolunu kapatmaması gerekir.

    İnsan Kadir gecesinde kendini geliştirme ve bakış açısı arttırma peşinde olmalıdır. Kadir gecesi dua okuma ve bağışlanma dilenme gecesidir. Dua, nebiler ve müminlerin silahıdır ve insan böyle bir nimetten nasiplenmelidir. İnsan Allah Teala’dan maddi rızık istemenin yanında manevi rızık da talep etmelidir. Allah’a dua edenin marifete ulaşması, elinden tutulması, fedakar birisi olması ve çaba ehli olmasını istemesi, manevi rızkın istenmesi kapsamındadır.

    Bizlerden çirkinlik ve kötülüklerin giderilip ilahi sıfat ve faziletlerle donanmamız için bu gecelerde dua etmeliyiz. Allah’la konuşmak son derece nefistir ve insanın varlığını baştan başa muhabbetle doldurur. İnsanın tüm varlığını terbiye edip yetiştireceği şekilde dua etmesi gerekir. Duanın ilk adabı dua ehlinin nişanelerinden olan marifettir. Amel insanda duanın kabul edilmesine sebep olan bir edeptir. Günah ve zulüm duanın kabul edilmesinin engellerindendir. Gizli dua, ilahi isimlerin söylenilmesi, aracı karar kılınması ve kunut tutarken, ezan okunurken ve Kadir geceleri gibi özel saatlerde dua etmek son derece etkilidir. Allah’la sadakat diliyle konuşmalıyız. Zorluk ve sıkıntıların zorluğu oranında duanın kabul edilmesi ihtimalini de arttırır.

    İslami hükümete bir sorumlu için önemli olan hakkı gözetmesi, ödün vermemesi, siyasette doğru olması ve adalet ekseninde olmasıdır. Siyasi sistemde yer alan yasama, yürütme ve yargı güçlerinin halka ciddi eğilimleri olması gerekir. Halk temel rükünlerdendir ve başka bir söylemle veli nimettir ve sorumlular halkın aracılığıyla iş başına gelmişlerdir.

    İslam’da siyasi sistem, velayeti fakih ve muhabbet üzerine kuruludur. Sorumluların tamamı halka karşı saygı ve muhabbet göstermeyi dikkate almalıdır. Velayet muhabbetle birlikte işlerin idare edilmesi anlamına gelir. Hz. İmam Ali (a.s) sorumluların halkı canı gönülden sevmesini tavsiye etmiştir. Peygamber ve İmam’ın gözünde halk konusu gelişim sebeplerindendir.

    Bir arif Allah Teala ile irtibatında en yüksek seviyeye ulaşsa, ama halka hiçbir yardımı dokunmazsa bu iş övülecek bir şey değildir. Bir hakimin bir günlük adaleti bir arifin bin yıllık ibadetine tercih edilmiştir. İnsan halk içinde yer almazsa gelişim açısından kemale ulaşamaz. Halk içinde yer almak onları sevip saymanın eşliğinde olmalıdır.

    Her alanda sorumluluk ve idarecilikte halka saygı olmalıdır. Geneli kapsayacak şekilde halkın memnuniyeti celp edilmelidir. Emirü’l-Müminin’in (a.s) buyruğu esasınca halkın bazı özel tabakası sürekli memnun değildir. Bununla birlikte halkın çoğu en azıyla bile razı olurlar, dolayısıyla onların memnuniyeti kazanılmalıdır. Halkın sadakati  bir sorumlunun karizmatik şahsiyeti üzerinde rol oynayabilir. Maalesef bazıları yaptıkları çok küçük işlerin karşısında bile halktan teşekkür beklemektedir. Mesul başkaları için yaptığı işleri küçük saymalı ve bu işlerde acele etmemelidir.

    Halka yapılan işler için minnet bırakmak bu işler karşısında alınacak güzel ödülün batıl olmasına sebep olur. Halk için bir şey yapamayan kimse halka şefkatli davranmalı ve devamında özür dilemelidir. İnsan bir söz verirde verdiği söze aykırı davranırsa bu iş hem Allah’ın gazabı ve hem de halkın gazabını akabinde getirecektir. Bu gün İslam toplumunun çoğunluğunun sahada yer alması gerekir. İmam Humeyni (r.a) ve İslam İnkılabının Rehberinin bakışı esasınca halkın çoğunluğunun sahada yer alması uluslararası alanda toplum ve İslam sisteminin kaç sayısını arttıracaktır. Sorumlular hizmet göstermeli ve mübarek gelişmeler için gayret etmelidir.

    Halkımız Korana döneminde mümince yardımlarında, sel mahrumlarına yardımlarında ve keza deprem mahsurlularına yardımlarında kendilerini göstermiştir. Hepimizin halkın sorunlarını halletme peşinde olmamız ve çeşitli alanlarda halkın etkin katılımına şahit olmamız gerekir.

    Düşmanlar İslam’a ve İslam İnkılap Rehberine darbe vurma doğrultusunda çaba göstermektedir. Düşmana karşı koyulması ve halkın sorunlarının halledilmesinde fedakarlığa ihtiyacımız vardır. İslam İnkılap Rehberi çok temiz bir aile yapısına sahiptir ve inkılap ve sistem kanalında çocuklarını yetiştirmiştir.

     

     

  • Ayetullah Ramazani: Hz. Ali (a.s) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Yetiştirdiği Bir Mucizedir

    Ayetullah Ramazani: Hz. Ali (a.s) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Yetiştirdiği Bir Mucizedir

    Ayetullah Rıza Ramazani mübarek Ramazan Ayı münasebetiyle canlı yayınlanan “Gökyüzüne Doğru” internet programının yirmi ikinci bölümünde Hz. Ali’nin (a.s) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) yetiştirdiği bir mucize olduğuna işaretle şu açıklamada bulundu: Peygamber Ekrem’in (s.a.a) sözsel mucizesi Kur’an-ı Kerim ve terbiye mucizesi kuşatıcı ve kamil bir şahsiyet unvanda Emirü’l-Müminin’dir (a.s).

    İmam Ali (a.s) beşeriyetin ölçü, inanç, kabul ve amelidir. Bu konu çeşitli rivayet ve hadislerde açıklanmıştır. Bizim amellerimiz Hz. Ali’nin (a.s) amelleriyle ölçülür. Bu amelin ölçümünde bizler sınıfta kalmanın ötesinde imtihanı kaybedeceğiz. Bizim düşünce ve amelimizle Emirü’l-Müminin’in (a.s) tefekkür ve ameli arasındaki mesafe son derece fazladır.

    İmam Ali’nin (a.s) sadece amel ve tefekkürü hatta varlıksal ve şahsiyet boyutunun bir kısmının tanınması bile bizim için imkansızdır. Bazı rivayetlerde  cin ve insanların amelinin terazinin bir kefesine ve Emirü’l-Müminin’in (a.s) amelinin de terazinin diğer kefesine konulduğu zaman Emirü’l-Müminin Ali’nin (a.s) amelinin daha ağır basacağı gelmiştir.

    Pek çok yerde Hz. Ali’nin (s.a) sıfatlarına işret edilmiştir, ama bununla yetinmemek gerekir ve bizim amel ve davranışımızın da Emirü’l-Müminin’in (a.s) amel ve davranışıyla uygun olması gerekir. Toplumu ıslah etmek istiyorsak el ele verip Allah Teala’nın desturlarını ciddiye almalıyız. Bu yolda iffeti, sapasağlam durmayı ve işlerimizde azimli olmayı tüm boyutlarıyla takip etmeliyiz.

    İmam Musa Sadr günümüz asrında Emirü’l-Müminin’in (a.s) tanınması konusunda tekit etmiştir. Hz. Ali’nin (a.s) pratik hayatının göz önünde bulundurulması gelişmiş ve sağlıklı bir toplumun oluşturulmasına sebep olur. Bu gün bizim sorumluluğumuz kendi davranış ve amelimizle Emirü’l-Müminin’i (a.s) dünyaya tanıtmaktır.

    İmam Ali (a.s) yetimlere şefkat göstermek, komşuları gözetmek, ilahi hükümlere uymak ve Kur’an-ı Kerim konularına tekit ederek bunlara büyük bir özen göstermiştir. Peygamber Ekrem’den (s.a.a) sonra İslam ümmetine şefkatle yaklaşımı İmam Ali (a.s) göstermiştir. Mübarek Ramazan Ayının çeşitli dualarında Allah Teala’dan ahdimize sadık kalmayı ve hidayet yolunu kat etmek için davranış açısından başarı vermesini istiyoruz.

  • Ayetullah Ramazani: Mübarek Ramazan Ayı Hasta Kalplerin Tedavi Ayıdır

    Ayetullah Ramazani: Mübarek Ramazan Ayı Hasta Kalplerin Tedavi Ayıdır

    Ayetullah Rıza Ramazani mübarek Ramazan Ayı münasebetiyle canlı yayınlanan “Gökyüzüne Doğru” internet programının yirmi birinci bölümünde şu açıklamalara yer verdi: Mübarek Ramazan Ayının çeşitli dualarında Allah Teala’dan kalbin nurani olmasını istemekteyiz.

    Ahlak, sulûk ve irfan alanında çok önemli konulardan birisi olan kalp üzerinde önemle durulmuştur. Keza kalp aynı zamanda algı ve derkin merkezidir. İnsanın elde ettiği latif ve şuhudi tanıma, kalp vesilesiyle gerçekleşir, dolayısıyla kalbimizi gözetmeliyiz. Hakiki imanın yeri kalptir ve kalpten kasıt cisimsel bir varlık değildir.

    Ayet ve rivayetlerde iman dinginliğine tekit konusu yapılan yer kalptir. Kalp beşeri duyusallık merkezi unvanında tanıtılmıştır. Keza kalp için dil hazinesi söylemi de kullanılmıştır. Bedeni kalp yönlendirir ve bedene kılavuzluk edip yönetir. Kalp insanın desturlar merkezidir. Kalp sağlıklı korunduğu zaman Allah Teala’nın nidasına cevap verebilir.

    Önemli olan insanın kalbini sağlıklı tutmasıdır. Kalbin sağlıklı şekilde korunması beden sağlığının korunması kadar önem içerir. Kalp son derece zariftir ve rahatlıkla idrak, nuraniyet ve hikmet çeşmelerinin merkezini kaybedebilir. Ayetlerde mutmain kalp, hasta kalp, mühürlenen kalp, katı kalp ve ölü kalbe işaret edilmiştir. Mütekebbir ve zorba bir kalp kendi kabiliyetini elden verir. Katı bir kalp tıpkı taş gibidir ve hatta taştan da katıdır.

    Ölü bir kalp fayda elde etme özelliğini kaybeder ve tedavi edilmesi gerekir. Allah’ı hatırlamakla kalbimizi derman etmemiz gerekir. Ölümü hatırlamak, ilim ve marifet ehliyle oturup kalkmak, vaz ve nasihat dinlemek, yoksulları doyurmak, yetimlere şefkat göstermek ve sakınmak kalbin tedavi edilmesinin mümkün olduğu konular arasındadır.

  • “Ali (a.s); Mizanu’l- Hak” Adlı Kitap Svahili Dininde Yayınlandı

    “Ali (a.s); Mizanu’l- Hak” Adlı Kitap Svahili Dininde Yayınlandı

    “Ali (a.s); Mizanu’l- Hak (Asli adı: Alı (A.S.) Nı Kıpmo Cha Ukwelı Na Hakı” adlı kitap Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yayınları aracılığıyla Svahili diline tercüme edilip yayınlandı.

    Bu değerli eserin yazarı Sayın Şeyh Muhammed Güzel El-Âmedi olup yazar bu kitapta Emirü’l-Müminin Ali’nin (a.s) imameti, hilafeti, faziletleri ve şahsiyetine yer vermiştir. Sayın yazar bu kitabında İmam Ali (a.s) hakkında Şia ve Ehlisünnetin çeşitli hadis ve rivayetlerine istinat etmiştir.

    Sayın Abdülmacit Nasır bu eseri Arapçadan (Arapça adı: Ali –a.s-; Mizanü’l-Hak” Svahili diline tercüme etmiştir.

    Kitabın ISBN numarası: 978-964-529937-6

    Yayınlanma tarihi: 2020

    Sayfa sayısı: 792

    “Ali (a.s); Mizanu’l-Hak” adlı bu kitap Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Kültürel İşleri Muavinliğinin çabalarıyla tercüme edilmiş ve Kurultay Yayınları aracılığıyla yayınlanmıştır.

     

    3617eb9c78b8b5067ba523ac20caf543_924.jpg

     

    Şeyh Muhammed Güzel El-Âmedi 1968 yılında doğmuş ve Türkiye müstebsirlerindendir (müstebsir sonradan Ehlibeyt (a.s) mektebiyle tanışan anlamındadır). “El-Heczetu ile’s-Sakaleyn” ve “İle’l-Vahdeti ve’l-Hakika” adlı eserler de bu yazarın çalışmaları arasındadır.

    Hatırlatılması gerekir ki Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı ve dünya çapında Kurultayla alakalı müesseseler şimdiye kadar yaklaşık 60 dilde 2000 unvandan fazla kitap yayınlamıştır.

     “Kurultay Dijital Kütüphane Eserleri” nin bazılarına ulaşmak için burayı tıklayınız

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Uluslararası sivil toplum kuruluşu olan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam dünyasının seçkin insanları tarafından kurulmuştur.

Dünya Müslümanlarının genelinin bakış açısına göre; Ehlibeyt (a.s), İslami öğretilerde Kuran’ın yanında kutsal bir yere sahip olduğu için Ehlibeyt (a.s) eksenli faaliyetler yürütülmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın tüzüğü, 8 bölümden ve 33 maddeden oluşmaktadır.

       

  • İran-Tahran-Bulvarı Keşaverz-Nebşi Hıyabanı Guds- Plak: 246

  • (0098-21) 88950827 
  • (0098-21) 88950882 

Bize Yazın

Konu
E-posta
Mektup
7+6=? Güvenlik Kodu