Haberler

Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı Sekreterliğinin Katılımcıların Sertifikası Hakkında Önemli Duyurusu

Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı Sekreterliğinin Katılımcıların Sertifikası Hakkında Önemli Duyurusu

Pazar, 13 Haziran 2021

- Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı Sekreteri bir bildiri yayınlayarak konferansla irtibatlı, kabul edilen ve seçilen eser sahiplerinin ve keza makale sunumu yapanların sertifikalarının hazırlandığını duyurdu.

Sekreterliğin yayınladığı bildirinin metni şöyledir:

 

75608eaaf31e096048a39eeca391b90b_952.jpg

 

Uluslararası Hz. Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansına Katılarak bu ilmi ve kültürel gelişmeye zenginlik bahşeden katılımcılara teşekkürlerimizi sunmakla birlikte saygı değer üstatlar, makale yazarları ve konferansla işbirliği yapan merkezlerin konferansla irtibatlı, kabul edilen ve seçilen eser sahiplerinin ve keza makale sunumu yapanların sertifikalarının hazırlandığını bilgilerine sunarız.

Hatırlatılan eser sahiplerinin Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Kültürel İşleri Muavinliğine bizzat müracaat ederek (Adres: Kum, İbtidayi Bulvari Cumhuriyi İslami, Nebşi Kuçeyi Seşum, Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, Tabakayi Sevvum) sertifikalarını alabilirler.

Uluslararası Hz. Peygamber Ekrem’in (a.s) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı Sekreterliği

2021

 

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Kazımeyn’de Kutsal Türbelerin Yapılandırılma Projelerini Yakından Takip Etti

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Kazımeyn’de Kutsal Türbelerin Yapılandırılma Projelerini Yakından Takip Etti

Salı, 08 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani ve eşliğindeki Kurultay heyeti Kazımeyn’de Kutsal Türbelerin Yapılandırılma Projelerini yakından takip ettiler. Bu programda her birisi 2200 metre kara olmak üzere iki şebistan, 12500 metre asli sahnın taş işçiliği, iki kutsal türbe kümbetinin altın işçiliği ve yapım aşamasında olan yaklaşık 7 bin metre kare İmam Muhammed Bakır’ın (a.s) sahnı projesi yakından izlendi. Hatırlatılması gerekir ki Kutsal Haremlerin Yapılandırılması Merkezi 2004 yılında İmam Musa Kazım (a.s) ve İmam Cevad’ın (a.s) Haremi Şeriflerinde faal olmuş ve pek çok hizmetlere kaynaklık etmiştir.

Ramazani: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Merceiyet ve Dünya Şiaları Arasında Köprüdür / Kerbelayi: İmam Hüseyin’in (a.s) Kutsal Haremi İdari İşleri Müdürlüğü Ehlibeyt (a.s) Mirasının Yayılması İçin Kurultayla İşbirliği Yapmaya Hazırdır

Ramazani: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Merceiyet ve Dünya Şiaları Arasında Köprüdür / Kerbelayi: İmam Hüseyin’in (a.s) Kutsal Haremi İdari İşleri Müdürlüğü Ehlibeyt (a.s) Mirasının Yayılması İçin Kurultayla İşbirliği Yapmaya Hazırdır

Pazartesi, 07 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani yaptığı Irak ziyaretinde Ayetullah Sistani ve İmam Hüseyin’in (a.s) Kutsal Haremi İdari İşleri Müdürü Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Abdul Mehdi Kerbelayi ile bir araya geldi.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Merceiyet ve Dünya Şiaları Arasında Köprüdür

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri bu görüşmede Kurultayın eğilim ve yönelimine değinerek şunları dile getirdi: Biz Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayına ulusal sahada merceiyet söyleminin taşınması için dünyada mevcut kapasiteden yararlanılması doğrultusunda merceiyetle Ehlibeyt (a.s) tabileri arasında aracı ve irtibat olarak bakıyoruz. Bu Kurultay hedefini gerçekleştirmesi için üniversite ve başka vesileler gibi araç ve gereçlerin tamama yer vermiştir.

Bu gün Korana koşullarıyla yüz yüzeyiz ve bu koşullar olmasaydı bile sanal aleme öze bir dikkat göstermemiz gerekirdi. Sanal alem için çeşitli programlarımız mevcuttur ve bunlardan bir tanesi 42 dilde tebliğe yönelik portaldir. Bu portalde çeşitli dillerde tefsir, kelam, hadis, fıkıh ve hukuk gibi her kes tarafından rahatlıkla ulaşılacak konular bir araya getirilmiştir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının gerçekleşmesini takip ettiği en önemli hedeflerinden birisi sömürü ve istikbar güçleri karşısında akılcılık, maneviyat, adalet ve direniş akımının oluşturulmasıdır. Bu kurultay İslam ve Şiilik adına gerçekleşen ifrat ve tefrit karşısında meselelerin insanların anlayacağı şekilde onlara dengeli şekilde taşınmasını hedeflemektedir ki bu, büyük ve zor bir iştir.

Masum İmamlardan altı tanesi Irak’ta defnedilmiş ve Necef ilim havzası da geniş bir kapasiteye sahiptir. Biz merceiyetle irtibat oluşturup Şia kültüründe merceiyetin çağrısını başkalarına ulaştırmakla sorumluyuz. Sorbonne’da 11 yıl boyunca diğer dinlerden bilginlerle diyalog kurdum ve bu diyalogların sonucu olarak yayına hazır 500 sayfalık bir kitap çıktı. Diyalog sanatına aşina olan Ayetullah Sistani’nin Papa ile görüşmesi bence değerli bir görüşmeydi, özellikle bu görüşmede ortaya koyduğu pozisyonlar bizim için bir onurdur.

Necef-i Eşref’in kapasitesinden yararlanılmalı ve orada sınıflar ve eğitim alanları oluşturulmalı ve eğitim çalışmaları ve eğitime teşvik edilme konuları ciddiye alınmalıdır. Bu alanda işbirliğine hazırız.

İmam Hüseyin’in (a.s) Kutsal Hareminin İdari İşleri birimiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı arasındaki ortak işbirliği anlaşmasının yenilenmesi ve her iki tarafın ortak çalışması için yeni atmosferin oluşturulması çok iyi olur. Biz, birbirimizin yayında yer alarak Ehlibeyt (a.s) kültürünün yayılmasında bu kapasiteden yararlanmak için ihlasla buraya geldik.

 

Ramazani: İçinde Bulunduğumuz Dönem, İslam'ı Tanıtmak İçin Altın Bir Fırsattır / Halid Molla: İran İslam İnkılabının Bekasının Sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Doğruluğudur

Ramazani: İçinde Bulunduğumuz Dönem, İslam'ı Tanıtmak İçin Altın Bir Fırsattır / Halid Molla: İran İslam İnkılabının Bekasının Sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Doğruluğudur

Pazartesi, 07 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani Irak ziyaretinde Irak Alimleri Cemaati Başkanı Şeyh Halid Abdülvehhab’la görüştü.

İçinde Bulunduğumuz Dönem, İslam'ı Tanıtmak İçin Altın Bir Fırsattır

Ayetullah Ramazani bu görüşmede alimlerin rolüne değinerek şunları dile getirdi: Tarih boyunca her zaman alimler seçkin bir rol ifa etmişti ve bu gün içinde olduğumuz uluslararası koşulların dikkate alınmasıyla hiç kuşkusuz alimlerin varlığı son derece önemli ve zorunludur.

Ben İmam Humeyni’nin (r.a) Necef-i Eşref’teki evinde yaptığım konuşmada Bakara suresinin 143. ayetine değindim. Bu ayette şöyle buyrulmaktadır: “Böylece sizi orta bir ümmet yaptık.” Bu ayet alimlerin rolüne işaret etmektedir. Ehlisünnet alimleri bu ayetin tefsirinde orta ümmeti ifrat ve tefrit etmeksizin orta yol ümmeti şeklinde mana etmişlerdir. Elbette Allame Tabatabai ve üstadımız Allame Cevad Amuli, Allame Tabatabai’ye tabi olarak ayeti başka bir şekilde tefsir etmişlerdir. Allame Cevad Amuli şöyle buyurmaktadır: İslam ümmeti orta ve vasat bir ümmettir ki bu konuda başka ayet ve rivayetlerden yararlanılmalıdır. Ayet şuna işaret ediyor: Peygamber Ekrem (s.a.a) yaratıcıyla yaratılan arasında bir aracı olduğu gibi aynı zamanda ilahi peygamber unvanıyla vahyi alıp beşeriyete intikal ettiriyordu. Ne var ki Peygamber Ekrem’den (s.a.a) sonra peygamberle beşer arasındaki vasıta ve aracı alimlerdir.

Vasat ümmet alimler olup alimler Allah ile mahluk arasında orta yol rolünü üstlenen kimselerdir ve alimlerin buradaki rolü çok seçkindir. “Böylece sizi orta bir ümmet yaptık ki, insanlara şâhid olasınız. Elçi de size şâhid olsun.” ayeti esasınca alimler bu ilmi alırlar ve tıpkı Peygamber (s.a.a) gibi ki: hakkında “Peygamberin de size tanık olması…”, buyrulmuştur, halka şahit olurlar. Merhum Allame Tabatabai burada şahitten kastın örnek ve model olduğunu söyler. Alimler Müslüman toplumu için örnek ve model rolünü ifa ederler ve keza alimler ilahi nebilerin hakiki varisleridir.

İster Ehlisünnet olsun ister Şia olsun İslam alimleri halka yol göstermede çözümsel role sahiptir. İslam alimleri etkili olmak istiyorlarsa dinde fakihlikle maneviyatı bir arada bulundurmalı ve dinde fakih olmalıdırlar. Dinde fakihlik sadece usul ve fıkıh değildir, daha ötesi akait, düşünsel ve ahlaki konular ve hüküm ve fıkıh konular gibi dini maarifle alakalı ilimlerin tamamını kapsar. Keza alimler manevi suluka sahip olmaları gerekir. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuşlardır: “Şeriat sözler, tarikat fiiller ve hakikat hallerdir.”

Şeriat, tarikat ve hakikatin bir araya getirilmesi önemlidir ve bunun en bariz örneği İmam Humeyni’ydi (r.a). İmam Humeyni (r.a) hem fakihti hem hekimdi ve hem de ilahi ahlakla ahlaklanmıştı, kendisinde hakikatler bütününü bir araya getirmişti ve insanlık aleminde karizmatik bir şahsiyet olmayı başarmıştı. Bunun için Mesihi alimlerin bazıları İmam Humeyni (r.a) hakkında “İmam Humeyni Mesihi kanıyla bizi ihya etti ve İslam dini onun çaba ve gayretleri yeniden ihya edildi.” Günümüz alimlerinin hidayetteki vazifesi İmam Humeyni’nin (r.a) bereketiyle her geçen gün biraz daha seçkin hale gelmektedir.

Tehlikelerden birisi Sekuler bakış açısının Şia ve Ehlisünnet alimleri arasına girme imkanıdır ki elbette girmiştir ve bu, günümüz toplumunun en büyük tehlikelerinden birisidir. Hatta bir takım kimseler Kur’an’ın özellikle direniş konusundaki bazı ayetlerini hazfetmeye çalışmışlardır ve bu, hem batıda ve hem de bazı Müslüman aydın kimseler aracılığıyla halen yapılmaktadır.

İslam'ı tanıtmak için bizim hiçbir zaman sahip olmadığımız altın bir fırsat doğmuştur ve bu mesele alimlerin görevini daha da ağırlaştırıyor. Şehit Müderris şöyle diyor: Diyanetimiz siyasetin aynısı ve siyasetimiz diyanetimizin aynısıdır.” Ne var ki Ayetullah Cevad Amuli bu sözün analizinde şöyle der: İmam Humeyni’n (r.a) mektebinde şöyledir: Şeriatımız siyasetin aynısı ve siyasetimiz şeriatın aynısıdır; tarikatımız siyasetin aynısı ve siyasetimiz tarikatın aynısıdır; siyasetimiz hakikatin aynısıdır ve hakikatimiz siyasetin aynısıdır.

İslam İnkılap Rehberi şöyle buyurmuşlardır: Tarihin dönüm noktasında ve özel koşullardayız. Dikkatli olursak bu koşulları güzelce idare ederiz. Sömürü ve istikbarın karşısında Müslümanlar arasında manevi çok büyük kudret ve iktidarı oluşturabiliriz, bu sebeple sömürü güçleri İmam Humeyni’nin (r.a) İslam’ından çok korkuyor. Bu hususta görevimizi yerine getirmenin peşinde olursak cesaretli olmalıyız.

Allah Teala’nın bizi: “De ki: Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla.  (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” (İsra, 80) buyruğunun nesnel örneği karar kılmasını ve “Onlar, Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle, diyenlerdir.” (Furkan, 74) buyruğundaki önderlerden kararlaştırmasını istemeliyiz ki bu, doğrulukla gerçeklik bulacaktır.

İran İslam İnkılabının Bekasının Sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Doğruluğudur

Irak Alimleri Cemaati Başkanı Şeyh Halid Abdülvehhab Molla bu görüşmede şunları dile getirdi: Irk Alimler Cemaati İslami vahdeti ilk kez gündeme getiren müesseselerden birisi olup genel anlamda İslami akımları desteklemektedir. Bu müessese hem İmam Humeyni’yi (r.a) savunur ve hem de Şeyh Ahmet Yasin’i savunur.

İmam Humeyni (r.a) İslam İnkılabının başarıya ulaşmasından önce de zahit ve Müslümanları savunan bir şahsiyetti, ama İslam İnkılabından sonra imkanların tamamı elinde olmasına karşın Allah’a daha da yakınlaştı. İrfani açıdan bu inkılabın bekasının sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Allah’a karşı doğruluğu olup bu doğruluk inkılabın ömrüne ömür kattı.

Irak’ta masum imamların (a.s) haremi şerifleri, merciiler ve alimlerin varlığına rağmen bu ülkenin gelecekteki İslami akımlara eğilim konusunda çok kaygılıyım. Irak’ta Amerika ve İsrail’in savunduğu akımları görüyoruz. Gençler ve gençlerin bu akımlardan uzaklaştırılması konusunda sorumluyuz. Saddam rejimi döneminde Müslüman alimler idam ediliyordu ve bu rejimin düşmesinden sonra biz alimler özgürlüğümüze ulaştık ve merceiyetin fetvası da Irak’ı korudu. Ama şimdilerde Irak’ta sapmaları görüyoruz ve bu ülkede alimlerin bazıları seküler akıma yakınlaşıp bu akımın diliyle konuşarak dinin siyasetten ayrı olması gerektiğini söylüyorlar.

Bazıları Irak’ta İran karşıtı slogan attı, halbuki İran İslam İnkılabının başarıya ulaşmasının ilk yıllarında Amerika’nın cinayetleri ve İran’ın hizmetlerini analiz ettiğimizde hangisinin karşısında slogan atmamız gerektiğini göreceğiz.

İran İslam İnkılabı 42 yıldır ambargoda, ama özellikle bilimsel konular olmak üzere İran’ın çok yönlü geliştiğine şahidiz. İran İslam Cumhuriyetinin gelişmesi sadece insani gücün çaba ve gayreti sebebiyle değil, bunun yanında bu gelişme ve ilerlemeler ilahi lütuftur ve İran İslam Cumhuriyeti İmam Humeyni’nin (r.a) ömrünün ürünüdür.

İslam İnkılap Rehberi her yünüyle Müslümanları dikkate alıyor. Hamas liderlerinin “Biz İran’ın yardımlarını unutmayacağız” dediğine şahidiz. Bundan önce de Bosna halkı “Biz Ehlisünnetiz, ama İnkılap Rehberinin yardımı olmasaydı başkentimiz düşerdi” dediklerine şahit olduk.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Kerbela Gençleriyle Görüşmesinde: Dinin Klişeleşmiş Tanıtımı Genç Nesli Dinin Aşığı Yapmıyor

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Kerbela Gençleriyle Görüşmesinde: Dinin Klişeleşmiş Tanıtımı Genç Nesli Dinin Aşığı Yapmıyor

Pazar, 06 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani Kerbela şehri gençler organizasyonlarıyla yaptığı görüşmeden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şöyle dedi: Bu yolculuğumda genç gruplarla irtibat kurmam benim için son derece cazipti ve günümüzün en önemli sorumluluğunun genç neslin yetiştirilmesi olduğuna inanıyorum.

Günümüz dünyası değişimleri, özellikle sanal ortamda eski nesille yeni nesil arasında pek çok mesafe oluşmuştur. Bizler genci, gençliği ve gençlik fırsatını derk ederek içinde bulunduğumuz asırda gençlere kimlik kazandırmalı ve gencin dilini güzelce anlayıp derk etmeliyiz.

Sanal alemin Batı’da ve hatta Doğu dünyasında birçok insanı insani ve genç kimliklerini unutturacak bir iş yaptığını söyleyen Ayetullah Ramazani sözlerine şöyle devam etti: Günümüzde bazı ülkelerde kişilik tanıma klinikleri kurulmuştur ve kendini ve kendi kültürel değerlerinin unutan kimseler bu kliniklere müracaat etmektedir. Örneğin Almanya’nın Erfurt bölgesinin piskoposu, bölge gençliğinin %35’inin ateist olduğunu kabul ediyor. Almanya'nın 85 milyonluk nüfusunun yaklaşık 35 milyonu, rahipler onları fikri açıdan besleyemediği için ateist olmuş.

Ne yazık ki bugün genç kuşağa dini sevdirmeyen bir din klişesi ile karşı karşıyayız. Allah sevgisini, maneviyatını ve Ehlibeyt (as) sevgisini gençlerin kalplerine ve ruhlarına ulaştıran hükümlerin âdap ve felsefesine dikkat etmeliyiz.

İmam Hüseyin’e (a.s) ilgi ve alakamızı dille ifade eder ve kalp ve amel de bunu gösterirsek yaşamımızda büyük gelişmeler gerçekleşecek ve yaşam ve davranışımız değişecektir.

Ahmedi Tebar: Düşmanın Sahasında Oynadığımız Zaman Darbe Yedik

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreter Vekili ve Kurultay Kültürel İşleri Muavini Hüccetü’l-İslam ve’l-Müsliminin Ahmed Ahmedi Tebar da bu oturumda şunları dile getirdi: Rivayetlerin incelenmesi, gideceğimiz yolu bize aydınlatmaktadır. Rivayetlerde Ehlibeyt’in (a.s) desturlarının diriltilmesi üzerinde pek çok tekit edilmiştir. Çeşitli rivayetlerde masum imamlar (a.s) bize çözüm yollarını göstermişlerdi. İmam Rıza (a.s) bir rivayette şöyle buyurmuştur: Bizim ilimlerimizi öğrenip başkalarına öğretiniz.

Amerika Irak’tayken kolej ve üniversiteli pek çok genç seçkin öğrenci yetiştirdi ve şimdi yayınlanan raporlara göre, Irak genelinde 3.000 Sivil Toplum Kuruluşu kurdu ve örgütsel faaliyetlerine devam ediyor.

Artık modernite çağındayız ve bu çağda insana asalet ve hakikat verilmiştir. İnsan hareket etmenin bir yolunu bulmalıdır. En temel yol, imamların oluşturulması gerektiğini söylediği cemaat ve bir teşkilat oluşturulmasıdır. Ayrıca ağrının tanınmasıyla tedavisi bulunacaktır.

Kur’an’da büyük cihat, küçük cihat ve çok büyük cihat konu edilmiştir ve çok büyük cihat diğer iki cihattan çok daha önemlidir. Ne zaman düşmanın sahasında oynadıysak darbe yedik. Düşmanlar komplo kuruyor, biz onların topraklarında oynuyoruz ve düşmanın değirmenine su taşıyoruz. Büyük cihat bizden dikkatimizi toplamamızı istiyor.

Çoğunluğu Irak, İran ve Azerbaycan'da olmak üzere yaklaşık 150 ülkede Şia yaşıyor. Diğer ülkelerde yaşayan Şialar azınlıkta ve çok baskı altındalar.

Küresel istikbar ve İsrail, İran ve Irak'ın birleşmesini istemiyor. Bugün bir Şii hükümeti sayesinde çalışmalar öyle bir noktaya geldi ki İsrail’in evinin örümcek ev olduğu herkes için aydınlığa kavuştu.

Ayetullah Gazvini: Ehlibeyt’in (a.s) Miras ve Sözlerinin Değerini Bilmeliyiz / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri: Kurultay Dünyada Dikkate Alınır Bir Kapasiteye Sahiptir

Ayetullah Gazvini: Ehlibeyt’in (a.s) Miras ve Sözlerinin Değerini Bilmeliyiz / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri: Kurultay Dünyada Dikkate Alınır Bir Kapasiteye Sahiptir

Pazar, 06 Haziran 2021

- Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri ve eşliğindeki Kurul heyeti Kerbela’da Ayetullah Seyit Murtaza Kazvini’yle görüştü.

Bu görüşmede Ayetullah Kazvini şunlara yer verdi: Arapça ve İngilizce dilinde dünyada dini maarifin yayılması son derece etkilidir. Günümüz dünyasının Şia hakkındaki bilgisi çok azdır ve bu sebeple Şia ruhanilerinin görevi Şia’yı dünyaya tanıtmaktır.

25 yıldan daha önce ailemle birlikte umreye gittik. Mescidü’l-Harem’de Cuma akşamı Kumeyl Duası okuyorduk. Mekke ahalisinden birisi duanın içeriğini işittiği zaman durup duayı dinledi ve Mekke lehçesiyle bu duanın Ehlibeyt’e (a.s) ait olduğunu söyledi. Bu şahıs bu sözleri Hanbeli ve Şafiilerden işitmişti ve onun için yeni bir şeydi.

Yıllarca Detroit’te yaşayan Şia alimlerinden birisi anlatıyor: Ofisimde oturmuştum. Hicaba bürünmüş Amerikalı genç bir bayan gelip Müslüman olduğunu ve Emiru’l-Müminin’in (a.s) Sabah Duasını okuduğunu söyledi. Bu duanın bazı ibareleri bu genç bayanın kalbinde inkılap yaratmıştı ve ağlıyordu. Kumeyl Duası ve Emirü’l-Müminin’in (a.s) Sabah Duası diğer kitapların hiç birisinde yoktur.

Şia’da var olan maarif diğer mezheplerde mevcut değildir. Allah’a hamd olsun ki Allah Teala bu nimeti bize vermiş, ne var ki sorumluyuz ve Şia mezhebini tebliğ etmeliyiz. Hakikaten Ehlibeyt’in (a.s) miras ve sözlerinin kıymetini bilmeliyiz. Şia alimlerinden birisi şöyle diyordu: İngilizce diline çevrilmiş Sahifeyi Seccadiye duasını bir Kardinale hediye ettim. Kardinal bu duayı okuduktan sonra Kilisede Pazar günü merasimini bir kenara bırakıp bu duayı okuyordu.

İlim ehlinin görevi Ehlibeyt (a.s) mektebini tüm dillerde dünyaya tanıtmaktır. Şimdi bile Ehlibeyt (a.s) mazlumdur ve dünya Ehlibeyt’i (a.s) tanımamıştır. “İnsanlar bizim sözlerimizin güzelliklerini bilseler, kesinlikle bize tabi olurlar.” Dolayısıyla Ehlibeyt (a.s) hidayetinin değerini bilelim ve bu mektebin yayılmasında çaba sarf edelim.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Çalışma Raporu

Ayetullah Rıza Ramazani görüşmenin başında Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının çalışmaları hakkında sunduğu raporda şunları dile getirdi: Kurultayın dünyada dikkate alınacak bir kapasitesi var. Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının İran’da üniversitesi var ve bu üniversitede dünyanın çeşitli yerlerinden gelen öğrenciler ders okuyorlar. Keza Sakaleyn adında Arapça yayın yapan uydu kanalı kurultayın diğer çalışmaları arasındadır. Sakaleyn Uydu Kanalının başka dillerde de etkin olması peşindeyiz.

Dünyanın çeşitli kıtalarından dört bin tebliğciyle doğrudan irtibat halindeyiz. Keza WikiShia adında sanal ansiklopedimiz var ve bu sanal ansiklopedi vesilesiyle Ehlibeyt (a.s) kültürünü dünyaya tanıtıyoruz. Sanal WikiShia Ansiklopedisinde on iki dilde yirmi beş bin makale yüklüdür. Diğer taraftan kurultay 58 dilde 2500 kitap basıp yayınlamıştır.

Geçen yıl “Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı düzenledik. Bu konferansta çeşitli İslami mezheplerden 600 makale konferans sekreterliğine ulaştı ki bu makalelerin sahipleri Hz. Ebu Talib’in (a.s) yüce makam ve şahsiyetini savunmuşlardı. Konferansa Washington Üniversitesi, Mısır El-Ezher Üniversitesi ve Tunus'taki Zeydilerden makaleler gönderildi. Bu konferansın ürünlerinden 30 cilt kitap hazırlandı ve 18 cildi yayınlandı.

Günümüzde Avrupa ve Amerika gibi çeşitli ülkelerde dini merkezler ve tebliğcilerin varlığı son derece etkilidir ve beşeri toplumlar Ehlibeyt (a.s) maarifinin susuzluğunu yaşamaktadır. Fransa’da Sorbonne’da Hıristiyan düşünürlerle birçok sohbetimiz oldu. Bu konuşmalarda, Henry Lohogo adında bir Katolik rahip bugün, dinamik içtihat ile Şiilerin bizim cevaplayamadığımız sorulara cevap verebileceğini söyledi ve bu onların itirafıdır. Günümüz dünyasında Ehlibeyt (a.s) kültürünü, söylemini, akılcılığını ve maneviyatını teşvik etmemiz için yatırım yapmalıyız.

Alman İslam-Tasavvuf araştırmacısı Annemarie Schimmel Sahifeyi Seccadiye’yi tercüme ettiği zaman arkadaşları niçin Şia eserlerini tercüme ediyorsun diyerek itiraz ettiler. Annemarie Schimmel kitabın kime ait olduğunu belirtmeksizin Sahifeyi Seccadiye’nin tercümesini arkadaşlarından birisine hediye etti. Arkadaşı kitabın mütalaasından sonra Hıristiyanlıkta konu edilen duaları bir kenara bırakarak Sahifeyi Seccadiye ile yaşamını sürdürdü.

Kurultay kendi çapında faaliyetlerini sürdürmektedir, ancak yapılacak çok iş vardır ve düşmanlar çok etkin şekilde bizden daha çok çalışmaktadır. Almanya’da Kur’an hakkında özel bir proje tanımlayarak Kur’an’ın günümüzün kitabı olmadığı ve geçmişe ait olup Araplar için olduğunu söylediler. Bunlarla konuşarak onlara şöyle dedim: Her ne kadar Peygamber Ekrem (s.a.a) Arap’tı ama Kur’an’da: “Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.” ve “Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” buyrulmuştur ve Kur’an’ın muhatabı fıtrat ve akıl olup bu, dün ve bu günü tanımaz.

Ayetullah Ramazani: Şia ve Ehlisünnet Düşmanların Tefrikaları Karşısında Uyanık Olmalıdır

Ayetullah Ramazani: Şia ve Ehlisünnet Düşmanların Tefrikaları Karşısında Uyanık Olmalıdır

Pazar, 06 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani Samerra şehrinin Ehlisünnet aşiret ve seçkin alimleriyle görüşmesinde bölge güvenliğini temin eden Şia ve Ehlisünnet Haşdü’ş-Şa’bi mücahitlerine teşekkürlerini sunmanın yanında şu açıklamalara yer verdi: Müslümanlar kudret dünyasında cihanşümul olabilir. Müslümanların ortak noktaları pek çoktur ve vahdete zarar verenlerden uzak durulmalıdır.

Günümüzde İslam düşmanları tefrika çıkarmak ve İslam’ın hakimiyetini yok etmek için var olan imkanların tamamından istifade ediyorlar. Bizlerin düşmanların “Böl, parçala ve hükümet et” siyaseti karşısında uyanık olmamız gerekir.

Son yüzyılda merhum Ayetullah Burucerdi, Şeyh Şaltut, Şeyh Muhammed Abduh, Kevakibi, Seyit Celalettin Esed Abadi ve … gibi büyük alimlerimiz İslam ümmetinin vahdeti ve İslam cumhuriyeti meselesini söz konusu etmişlerdir.

İran İslam Cumhuriyetiyle Irak’ın dostluk ilişkisi çok eskiye dayanır, ne var ki bu iki ülkenin ilişkileri 50 ülkeye çıkarsa ve İslami ülkelerle mustaz’aflar arasında vahdet oluşturulursa, batı gücü karşısında bir güç oluşacak ve hatta bu güç, batının gücüne basık çıkacaktır.

İslam toplumlar arasında vahşet icat etmek için batı tarafından planlanıp programlanan IŞİD ve diğer terörist grupları oluşturuldu. Allah’a hamd olsun ki Haşdü’ş-Şa’bi, Serdar Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi El-Mühendis güçleri tarafından tekfir grupları etkisiz hale getirildi.

Bizim, mercilerin ve Ayetullah Hamanei’nin sözüyle Ayetullah Sistani’nin “Ehlisünnet bizim canımızdır” sözü aynıdır.

Ayetullah Ramazani: Uluslararası Arenada Söz Sahibi, Kendini Adamış Bilimsel Şahsiyetlere İhtiyacımız Var

Ayetullah Ramazani: Uluslararası Arenada Söz Sahibi, Kendini Adamış Bilimsel Şahsiyetlere İhtiyacımız Var

Pazar, 06 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani ve kendisine eşlik eden kurultay heyetiyle birlikte Kerbela Ehlibeyt (a.s) Üniversitesini ziyaret ederek bu bilimsel kuruluşun çeşitli bölümlerini yakından gördüler.

Ayetullah Ramazani Kerbela Ehlibeyt (a.s) Üniversitesinin sorumlusuyla görüşmesinde şunları dile getirdi: Çeşitli üniversiteleri görmemize rağmen Kerbela Ehlibeyt (a.s) Üniversitesinin özelliklerinden birisi bilimsel ve inkılabi olması ve Iraklı gençleri yetiştirmesidir ki bu, övülecek bir noktadır ve bu açıdan üniversite sorumlularına teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Ayetullah Ramazani akıl ve din ilişkisinin geçmişi hakkında şu açıklamaları yaptı: Batılı bilim adamları çeşitli dönemlerde akıl ve din arasında çelişkiyi konu ediyorlar ve toplumun akıl sahiplerinin din tarafına doğru gitmeyeceklerini söylüyorlardı. Halbuki rivayette aklı olmayanın dininin de olmayacağı gelmiştir. Dolayısıyla bizim akıl ve din ve bilimle din arasında karşılıklı işbirliğine ihtiyacımız vardır.

Günümüzde Müslüman bilim adamı Sorbonne'da veya diğer batılı üniversitelerde ders vermek isterse, İslam mezhep ve fırkalarının tarihine değinebilir, ancak dinini tebliğ etmeye izni yoktur. Üniversite sorumluları bir kimsenin dinini savunma veya dinini tebliğ etme hedefinin olduğunu hissederlerse o kimseyi uzaklaştırırlar. Bunun için üniversitelerde ve bilimsel alanlarda dinin yeri yoktur. Dolayısıyla din çoğunlukla kıyıda köşede kalmıştı. Bazıları dinin toplumsal sahada rol ifa edemeyeceğini ve sadece bireysel alanla sınırlı olduğunu düşünüyorlardı.

Batı bilim adamları ilmi geliştirdiler ve toplumun idaresinin ilmin sorumluluğunda olduğunu ve toplumun idaresinde rol ifa edemeyeceğini söylediler. Bu atmosferde batılı görüş sahipleri aracılığıyla dünyada kesinlikle dini inkılap olmayacağını ve inkılapların ya sekuler ya da laik olacağını duyuruyorlardı. Ne var ki İmam Humeyni (r.a) dinin toplumun idare edilmesi alanında programının olduğunu ve şimdi bu İslami idarenin postmodernitede de mümkün olduğuna inanıyordu. Çünkü bazıları modernite ve postmodernite döneminin her alanda dinden kaçış dönemi olduğunu söylüyordu. Ama İmam Humeyni’nin (r.a) görüşü esasınca din her dönemde toplumsal ve düşünsel alanlarda etkin rol üstlenebilir.

Bu üniversiteler İslam’a bağlı ilmi şahsiyetler yetiştirebilir. Üstatların tamamı öğrencilerin karşısında yetiştirici rol ifa edebilir. Üstatlar hem öğretmen ve hem de eğitici olabilir, öğrenciler üstatlar aracılığıyla yetiştirilmelidir ve bizim uluslararası alanda etkili olacak değerlere bağlı şahsiyetlere ihtiyacımız var.

Söylenilmesinde yarar vardır ki Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterinin konuşmasından önce Kerbela Ehlibeyt (a.s) Üniversitesinin sorumlularından bazıları yapılan çalışmalar ve bu ilmi kuruluşa bağlı mezun öğrenciler hakkında rapor sunup bu merkezin Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayıyla daha çok ortak işbirliği içinde olması üzerinde durdu.

[12 3 4 5  >>  

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Uluslararası sivil toplum kuruluşu olan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam dünyasının seçkin insanları tarafından kurulmuştur.

Dünya Müslümanlarının genelinin bakış açısına göre; Ehlibeyt (a.s), İslami öğretilerde Kuran’ın yanında kutsal bir yere sahip olduğu için Ehlibeyt (a.s) eksenli faaliyetler yürütülmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın tüzüğü, 8 bölümden ve 33 maddeden oluşmaktadır.

       

  • İran-Tahran-Bulvarı Keşaverz-Nebşi Hıyabanı Guds- Plak: 246

  • (0098-21) 88950827 
  • (0098-21) 88950882 

Bize Yazın

Konu
E-posta
Mektup
7+2=? Güvenlik Kodu