Ortak Konferanslar

“Sanal Alem Çağında İslam Dünyası” Bilimsel Oturumları Serisinin Üçüncüsü Düzenlenecek

“Sanal Alem Çağında İslam Dünyası” Bilimsel Oturumları Serisinin Üçüncüsü Düzenlenecek

Salı, 29 Haziran 2021

İslami Araştırmalar ve İlim Havzası İrtibatı Sanal Alem Araştırma Enstitüsünün yardımı ve İlim Havzası Uluslararası İlişkiler Muavinliği, Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı, İslam Dünyası Fütüroloji Müessesesi ve Yüce Rehberlik Makamı Temsilciği Kuruluşunun ortak katılımlarıyla Tahran Perdis-i Farabi Üniversitesinde “Sanal Alemde İslami Ahlak” konulu “Sanal Alem Çağında İslam Dünyası” bilimsel oturumları serisinin üçüncüsü üniversite üstatlarından Dr. Mehdi Çegini’nin sunumuyla gerçekleşecektir.

Bu oturum 29 Haziran Salı günü saat 11:30'da (Londra saatiyle 8:00) başlayacak ve korona salgını kısıtlamaları nedeniyle sanal ortamda çevrimiçi olarak düzenlenecektir.

Hatırlatılması gerekir ki bu sanal oturum İngilizce olarak sunulacak ve Farsça, İngilizce veya Arapça olarak oturumun özet sunumunu yapacak kimselere “Sanal Alem Milli Merkezi” tarafından İngilizce olarak geçerli bir sertifika verilecektir.

Ücretsiz oturum giriş bağlantısı:

Zum:

https://us04web.zoom.us/2706422951

Dane:

http://www.b2n.ir/310812

 

4249436bd0fe4c07b982ac07a6296788_816.png

 

 

 

Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı Sekreterliğinin Katılımcıların Sertifikası Hakkında Önemli Duyurusu

Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı Sekreterliğinin Katılımcıların Sertifikası Hakkında Önemli Duyurusu

Pazar, 13 Haziran 2021

- Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı Sekreteri bir bildiri yayınlayarak konferansla irtibatlı, kabul edilen ve seçilen eser sahiplerinin ve keza makale sunumu yapanların sertifikalarının hazırlandığını duyurdu.

Sekreterliğin yayınladığı bildirinin metni şöyledir:

 

75608eaaf31e096048a39eeca391b90b_952.jpg

 

Uluslararası Hz. Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansına Katılarak bu ilmi ve kültürel gelişmeye zenginlik bahşeden katılımcılara teşekkürlerimizi sunmakla birlikte saygı değer üstatlar, makale yazarları ve konferansla işbirliği yapan merkezlerin konferansla irtibatlı, kabul edilen ve seçilen eser sahiplerinin ve keza makale sunumu yapanların sertifikalarının hazırlandığını bilgilerine sunarız.

Hatırlatılan eser sahiplerinin Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Kültürel İşleri Muavinliğine bizzat müracaat ederek (Adres: Kum, İbtidayi Bulvari Cumhuriyi İslami, Nebşi Kuçeyi Seşum, Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, Tabakayi Sevvum) sertifikalarını alabilirler.

Uluslararası Hz. Peygamber Ekrem’in (a.s) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı Sekreterliği

2021

 

Ayetullah Ramazani: Modernite Çağında İslam'ın Kapsamlı, Doğru ve Derin Bir Tanımını Sunmalıyız / El-Hamudi: İran İslam İnkılap Rehberi’nin Varlığı Bereketiyle Dünyada Etkilidir

Ayetullah Ramazani: Modernite Çağında İslam'ın Kapsamlı, Doğru ve Derin Bir Tanımını Sunmalıyız / El-Hamudi: İran İslam İnkılap Rehberi’nin Varlığı Bereketiyle Dünyada Etkilidir

Salı, 08 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani Irak ziyaretinde büyük şahsiyetlerle gerçekleştirdiği görüşmelerinin devamında Irak İslam Yüksek Konseyi Şeyh Hemmam El-Hamudi’yle bir araya geldi.

Modernite Çağında İslam’ın Kapsamlı, Doğru ve Derin Bir Tanımını Sunmalıyız

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri  Şeyh Hemmam El-Hamudi’yle görüşmesinden dolayı sevincini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü: Irak İslam Yüksek Konseyi’ne büyük alimler üyeydi ve bu gün bunun güçlendirilmesi zorunludur.

Din emanet olarak bizlere ısmarlanmıştır ve önemli olan toplumsal boyutta değişimlerde dini kültürel ve siyasi yönlerde idare edebilmemizdir.

Sadece Avrupa dini minimum ölçülerde tanıtma hedefinde değil, daha ötesi Pakistan’da bazı alimler bazı Kur’an ayetlerinin hazfedilmesi gerektiğini söylemektedir! Bazıları Kur’an’ın kanun kitabı değil, sadece öğüt ve nasihat kitabı olduğuna inanır.

Liberalizm temelleri üzerine kurulu asırda İslam’ı  uluslararası tasavvur ve değişimlerle birlikte tüm boyutlarıyla tanıtmalıyız. İmam Humeyni’nin (r.a) söylemiyle “Dini maksimum bir bakışla tanıtmalıyız ve sosyal ve siyasi alanlarda yer almalıyız.

Dini kavramları çekici üsluplarla gençlere taşımalıyız ve şimdi İslami yaşam yönteminin tanıtılması için en ideal zamandır. Avrupa ve Amerika’da dört binden fazla sahte manevi akımlar ortaya çıkmıştır ve hatta bazıları Allah’sız bir irfanı konu etmektedir. Zamanın bu kesitinde alimlerin rolü çok belirginleşir. Bir zamanlar din alimleri gelecekteki şüphelere cevap veriyordu ve bu gün, aynı zamandır. Şehit Seyit Muhammed Sadr gibi ilmi şahsiyetler bu gün uluslararası idarecilikte etkili olmuştur.

İnkılap Rehberinin Varlığı Bereketiyle İran Dünyada Etkilidir

Irak İslam Yüksek Konseyi Şeyh Hemmam El-Hamudi İslam’ın dünyada yayılmasına değinerek şu açıklamalara yer verdi: İslam evrensel bir dine dönüşmüştür ve dünyada gelişen hadiseler birbiriyle irtibat halindedir. İran ambargolara rağmen İnkılap Rehberinin varlığının bereketiyle dünyada etkilidir.

Düşmanlar Şia mektebiyle mukabele etmesi ve Şialarla Ehlisünneti birbirine tutuşturmak için IŞİD’i ortaya çıkardı. Elbette dünya insanları IŞİD’le Müslümanların farklı olduğuna inanıyor, çünkü Hizbullah gibi İslami gruplar kesinlikle sivillere saldırmaz.

İslam Avrupa’ya kadar ilerledi ve  Avrupa ülkelerindeki Müslüman camiası bu ülkelerin sosyal durumları üzerinde etkilidir. Düşmanlar bunun karşısında Sekülerizmin temellerine dayanan Avrupa İslam’ını söz konusu ediyorlar.

Irak tek başına değildir, aksine diğer ülkeler üzerinde de etki bırakmaktadır ve Şia toplumlarının vahdeti doğrultusunda çaba sarf etmemiz gerekir.

“Sanal Alemde Müslüman Kadının Varlığı; Var Olanlar ve Olması Gerekenler” Oturumu Düzenlenecek

“Sanal Alemde Müslüman Kadının Varlığı; Var Olanlar ve Olması Gerekenler” Oturumu Düzenlenecek

Pazar, 23 May 2021

- İslami Araştırmalar ve Sanal Alem Enstitüsü Havza İlişkileri Ofisi’nin çaba ve gayretleriyle “Sanal Alemde Müslüman Kadının Varlığı; Var Olanlar ve Olması Gerekenler” konulu “Sanal Alem Çağında İslam Dünyası” ilmi oturumların ikincisi düzenlenecektir.

Bu oturum 25. 05. 2021 Salı günü saat 17:00’da havza ve üniversite üstadı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Dr. Yahya Cihangiri’in sunumuyla gerçekleşecektir.

Korona sınırlandırmaları sebebiyle “Sanal Alem Çağında İslam Dünyası” ilmi oturumların ikincisi sanal şekilde ve hat üzerinden düzenlenecektir.

Bu oturum İngilizce dilinde sunulacak ve oturumun özetini Farsça, İngilizce veya Arapça dilinde sunacak katılımcılara “Sanal Alem Milli Merkezi” ve “Uluslararası İlim Havzaları İrtibat Merkezi” tarafından İngilizce diploma çıkarılacaktır.

 

7d8b31a1c03df6e389a265253e23bcf4_752.jpg

 

Bu oturuma katılmak isteyenler aşağıdaki adrese müracaat edebilirler:

Zum:

https://us04web.zoom.us/7057273523

Daneh:

http://www.b2n.ir/310812

Söylenmesi gerekir ki Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı (ABNA) “Sanal Alem Çağında İslam Dünyası” ilmi oturumların ikincisine katılanlar arasında olacaktır

İftihari: Hz. Hatice (s.a) Masum İmamların (a.s) Tamamının Annesiydi / İranlı ve Uluslararası 14 Kuruluş Kongreye Katıldı ve Kongreye 100’den Fazla Makale Gönderidi

İftihari: Hz. Hatice (s.a) Masum İmamların (a.s) Tamamının Annesiydi / İranlı ve Uluslararası 14 Kuruluş Kongreye Katıldı ve Kongreye 100’den Fazla Makale Gönderidi

Cuma, 23 Nisan 2021
  1. 04. 2021 tarihinde Çarşamba günü İslam dünyası düşünürlerinin konuşmasıyla Hz. Hatice’nin (s.a) vefat yıldönümüyle eş zamanlı Uluslararası İslam’ın Birinci Hanımı Haticetü’l-Kübra (s.a) Kongresi sanal ortamda düzenlendi.

Uluslararası Hz. Hatice (a.s) Kongresi Sekreteri Dr. Lale İftihari kongrenin başında bu cennetlik hanımefendi ve Peygamber Ekrem’in (s.a.a) hamisi Hz. Hatice’nin (s.a) vefatı münasebetiyle taziyelerini arz etmenin yanında Hz. Hatice’nin (s.a) Masum İmamların (a.s) tamamının ve hakiki müminlerin hepsinin annesi olduğunu dile getirdi.

Takrib Bilgi Ulaştırma Merkezinin bildirdiğine göre Dr. İftihari Uluslararası Hz. Hatice (s.a) Kongresinin düzenlenmesine işaret ederek şöyle dedi: Bu kongre dahili ve uluslararası 14 kurum ve kuruluşun katılımıyla gerçekleşti ve keza Irak, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerin çeşitli kuruluşları da bu kongrede yer aldı.

İlk etapta Hz. Hatice’nin (s.a) İslam ve Allah Resulü’nü (s.a.a) Savunması, Peygamber (s.a.a) ve Ehlibeyt (a.s) Açısından Hz. Hatice (s.a) ve Müslüman Kadınların Örnek ve Modeli Unvanında Hz. Hatice’nin (s.a) Siresi ve Düşüncesinin Tanıtılması İçin Erbain Atmosferi olmak üzere üç eksende makale daveti sunuldu ve davetin akabinde 100’den fazla makale ve makale özeti kongreye gönderildi ki bunların 37’si İran’dan ve 70’şi Arap ülkelerindendi.

Uluslararası Hz. Hatice (s.a) Kongresi Sekreteri konuşmasının sonunda uluslararası bu kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen müesseselere teşekkürlerini sundu.

Bu kongrenin sonunda Zehra Ruhani, Tayyibe Cihan Tab, Ali Elmasi ve Gulam Pur’un kongreye gönderdikleri makaleleri Farsça makaleler arasında seçilerek en iyi makale unvanıyla sunuldu.

Hatırlatılmasında yarar vardır ki Erbain Kültür Merkezi Hanımlar Muavinliği, Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, Uluslararası Erbain Vakfı, İmam Hüseyin (a.s) Haremi Şerifine Bağlı El-Havrai Zeynep Merkezi, Kum Kızlar İlim Havzası, Kızlar İlim Havzası Müdürlüğü, Rezevi Hanımlar ve Aile İşleri Araştırmaları Merkezi, Üniversitelerde Yüce Rehberlik Makamı Temsilcilik Kuruluşuna Bağlı İslami Kültür ve Maarif Enstitüsü, Dünya İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurultayı, Büyük Tahran Üniversiteleri Besiç/Gönüllü Üstatlar, Talebe ve Ruhaniler Besiç Kuruluşu, El-Mustafa (s.a.a) Üniversitesi “Uluslararası İslam’ın Birinci Hanımı Ümmü’l-Müminin Haticetü’l-Kübra (s.a) Kongresi” ne katılmıştır.

Dr. Meryem Abdülbaki: Hz. Hatice (s.a) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Yanında 25 Yıl Fedakarane Yaşadı

Dr. Meryem Abdülbaki: Hz. Hatice (s.a) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Yanında 25 Yıl Fedakarane Yaşadı

Cuma, 23 Nisan 2021
  1. 04. 2021 tarihinde Çarşamba günü İslam dünyası düşünürlerinin konuşmasıyla Hz. Hatice’nin (s.a) vefat yıldönümüyle eş zamanlı Uluslararası İslam’ın Birinci Hanımı Haticetü’l-Kübra (s.a) Kongresi sanal ortamda düzenlendi.

Kur’an İlimleri Üstadı, yazar ve İslam Azad Üniversitesi Eğitim Görevlisi Doç. Dr. Meryem Abdülbaki bu kongrenin genel oturumunda Hz. Hatice’nin (s.a) özelliklerinin açıklanması doğrultusunda şunlara yer verdi: İslam’dan önce Hz. Hatice tertemiz ve paktı ve kendi asrındaki kadınlar arasında son derece saygın ve nadir kadınlardandı. Bir kimsenin Peygamber Ekrem’in (s.a.a) eşi ve Hz. Zehra’nın (s.a) annesi olma iftiharına nail olması bu kimsenin ne kadar yüce bir insan olduğunu açıkça ortaya koyar ve tarih de buna tanıklık eder.

Tarihte bazıları Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hz. Hatice’ye (s.a) dünür olduğunu ve bazıları Hz. Hatice’nin (s.a) Peygamber Ekrem’e (s.a.a) dünür olduğunu bildirmiş ve Hz. Hatice’nin (s.a) Peygamber Ekrem’e (s.a.a) elçi göndererek seninle evlenmeye hazırım dediğini nakletmişlerdir. Bazıları Hz. Hatice’nin (s.a) Peygamber’le (s.a.a) evlendiği zaman 28 yaşında olduğunu ve bazıları da 40 yaşında olduğunu söylemiştir. Bazıları Hz. Hatice’nin (s.a) Peygamber’le (s.a.a) evlenmeden önce evlilik yaptığını ve bazıları evlenmediğini söylemiştir, ne var ki bana göre bu meselenin kesinlikle önemi yoktur.

Nakledildiğine göre Peygamber’in (s.a.a) eşlerinden bazıları ve özellikle Ayşe kendisini daha iyi özelliklerle tanıtması için daha çok Hz. Hatice’nin (s.a) sözlerini konu etmek istemiştir. Ancak önemli olan Hz. Hatice’nin (s.a) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) yanında 25 yıl aşıkane, vefalı ve fedakar bir şekilde yaşamasıdır.

Allah Teala Kesinlikle Hz. Hatice’den (s.a) Daha İyisini Bana Vermemiştir

Hz. Hatice’nin (s.a) kız kardeşi Hale, Hz. Hatice’nin (s.a) vefatından yıllar sonra Medine’ye geldi. Peygamber Ekrem (s.a.a) çok sevinerek: “Ey Hale! Allah seni affetsin! Sen Hatice’nin anısını canlandırdın.” Buyurdu. Hz. Hatice’nin (s.a) ismi anıldığı zaman Peygamber’in (s.a.a) gözleri yaşarıyordu. Ayşe bundan dolayı rahatsız oluyordu. Bir defasında “Bu yaşlı kadını ne kadar seviyorsun? Kendisine işaret ederek “Allah ondan daha iyisini sana verdi” dediği zaman Peygamber Ekrem (s.a.a) şöyle buyurdu: “Allah Teala kesinlikle Hz. Hatice’den daha iyisini bana vermemiştir. Hiç kimse bana inanmazken Hatice bana iman etti, her kes bana sırtını döndüğünde Hatice benim arkamda durdu ve Allah’ın dininin yüceltilmesi sorumluluğunu yerine getirmem için malının tamamını benim ihtiyarıma bıraktı.”

Hıristiyan kaynaklarında İsa’dan (a.s) sonra yetim birisinin peygamber olacağı ve kendi kavminden bir hanımın onu savunacağı nakledilmiştir ki bu meseleyi Hz. Hatice’nin (s.a) amcası Varaka b. Nevfel Peygamber’in (s.a.a) peygamberliğinden önce kendisine haber vermiştir.

Hz. Ali (a.s) Kasia hutbesinde şöyle buyuruyor: “İlk günlerinde İslam sadece bir evde konu ediliyordu ve o ev, Hz. Hatice’nin eviydi.” Sahihu Buhari’de şöyle gelmiştir: “Bir gün Cebrail Peygamber Ekrem’e Hatice senin için yemek getiriyor, Allah Teala beni kendisinin selamını ona ulaştırmamla görevlendirdi.” dedi. Keza nakledildiğine göre Peygamber Ekrem’e (s.a.a) şöyle denilmiştir: “Cennette yakut ve zümrütten bir ev Hatice’ye has kılınmıştır ki o evde dinginlik vardır ve hiçbir zorluk yoktur.” Zira Hz. Hatice (s.a) İslam’ın savunulması için çok zorluk çekmiştir.

Nevvab: Hz. Hatice (s.a) Cahiliye Topraklarında Kemal Merhalelerini Kat Etti

Nevvab: Hz. Hatice (s.a) Cahiliye Topraklarında Kemal Merhalelerini Kat Etti

Cuma, 23 Nisan 2021

– 12. 04. 2021 tarihinde Çarşamba günü İslam dünyası düşünürlerinin konuşmasıyla Hz. Hatice’nin (s.a) vefat yıldönümüyle eş zamanlı Uluslararası İslam’ın Birinci Hanımı Haticetü’l-Kübra (s.a) Kongresi sanal ortamda düzenlendi.

Veliyi Fakihin Hac ve Umre İşleri Temsilcisi Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyit Abdülfettah Nevvab bu kongrede Hz. Hatice’nin (s.a) özelliklerine değinerek şunları dile getirdi: Bu hanımefendi cahiliye topraklarında kemal merhalelerini kat etmişti, o zulmet döneminde ilim sahibiydi ve onun ilim sahibi olması ilahi lütufları kazanmasına sebep oldu.

Hac Bilgi Ulaştırma Merkezinin bildirdiğine göre Nevvab konuşmasını şöyle sürdürdü: İslam’ın getirilerinden birisi “selam” dır. Cahiliyet döneminde insanlar birbirleriyle karşılaştıkları zaman hayırlı sabahlar ve hayırlı günler gibi kelimelerden istifade ediyorlardı ve Peygamber Ekrem (s.a.a) bu kelimeleri selamün aleyküm söylemiyle değiştirdi. Selam cennet ehlinin sözüdür.

Selam konusunda Allah Teala Peygamber Ekrem’e şöyle buyurmuştur: “Âyetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selâm olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” En’am Suresi, 54. Ziyaretnameler genellikle üç bölümdür: Selamla başlar, ziyaret ettiğimiz ferdin şahsi özelliklerinin açıklamasıyla devam eder ve son bölümü de hem dua ve hem istektir. Peygamber Ekrem’in (s.a.a) siresi de (pratik yaşamı) genellikle böyleydi, yani kabirlerin ziyaretine gittiği zaman selam verirlerdi.

Peygamber Ekrem (s.a.a) Hz. Hatice’ye (s.a) şöyle buyurdu: “Cebrail Allah’ın selamını Hatice’ye ulaştırma mesajını verdi.” Peygamber (s.a.a) bu meseleyi Hz. Hatice’ye (s.a) söylediklerinde Hz. Hatice (s.a) şöyle cevap verdi: “Allahu’s-Selam, Minhu’s-Selam ve ala Cebraili’s-Selam.”

Hz. Hatice’nin (s.a) ilim sahibi olmasının göstergesinin bir kısmının ailesel kökeni vardır, zira Hz. Hatice (s.a) İsmail’ (a.s) evlatlarından ve Abdu Menaf torunlarından olup ailesi o zamanın topraklarının büyükleri olarak anılıyordu. Hz. Hatice de (s.a) tıpkı Peygamber (s.a.a) gibi müşriklerin isteklerine tabi olmuyordu ve müşriklerin eziyetlerinden de nasipsiz değildi. Halbuki Hz. Hatice (s.a) ilmin, ibadetin, sabrın, çocuk yetiştirmenin ve … ölçülerinin tamamına sahipti.

İslam’ın bu hanımefendisi evlendiği ilk gece sentlerini bulundurduğu sandığını Peygamber’e (s.a.a) sundu. Peygamber Ekrem de (s.a.a) Hz. Hatice (s.a) hakkında elinden geleni yaptı; bazen koyun kesiyor ve Hz. Hatice’nin (s.a) dostlarına gönderiyordu. Diğer kadınlar Peygamber’e (s.a.a) Allah sana Hatice’den daha iyisini vermiştir dediklerinde Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Allah Teala Hatice’den daha iyisini bana vermemiştir. Herkesin benden uzaklaştığı bir zamanda o malının tamamını benim ihtiyarıma bıraktı.” Hz. Hatice (s.a) müşriklerin baskısının tavan yaptığı bir zamanda Abdullah’ın yetimiyle (Muhammed Emin) evlendi ve Peygamber (s.a.a) peygamberken evlenip Ümmül Müminin olmadı, aksine ondan daha önce Ümmü’l-Müminin oldu.

Peygamber (s.a.a) Ebu Talib Mahallesindeyken Hz. Hatice’nin mal varlığı ambargo ve ablukayı etkisiz bıraktı. Dolayısıyla insan ilim sahibi olursa, Allah Teala yardım ve lütuflarını ona indirir. Bu sebeple Peygamber Ekrem’in (s.a.a) nesli sadece Hz. Haticetü’l-Kübra’dan (s.a) devam etti, zira Hz. Hatice (s.a) büyük bir serveti Peygamber’e (s.a.a) verdi ve Allah Teala’da ona Kevser’i verdi.

Refi’i: Hz. Hatice’nin (s.a) Mazlumluğu Aynen Devam Ediyor

Refi’i: Hz. Hatice’nin (s.a) Mazlumluğu Aynen Devam Ediyor

Cuma, 23 Nisan 2021
  1. 04. 2021 tarihinde Çarşamba günü İslam dünyası düşünürlerinin konuşmasıyla Hz. Hatice’nin (s.a) vefat yıldönümüyle eş zamanlı Uluslararası İslam’ın Birinci Hanımı Haticetü’l-Kübra (s.a) Kongresi sanal ortamda düzenlendi.

Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Refi’i bu kongrenin genel bölümünde Hz. Hatice’nin (s.a) özelliklerine işaret ederek şunları dile getirdi: İnsanlarda var olan sıfat ve özellikler iki türdür: Bazen bazı erdemler zati olup ihtiyari değildir, ama bazı sıfat ve erdemler kazanımsaldır. Güzellik, bir sıfat unvanıyla ihtiyari değildir ama ilim, iman ve takva kazanımsal erdemler olup elde edilmesi için bu sıfatlar arkasınca gidilmelidir.

Erbain Bilgi Ulaştırma Merkezinin aktardığına göre Refi’i söylerini şöyle sürdürdü: Zati ve ihtiyari olmayan erdemler konusunda rivayet edildiğine göre Allah’ın üç özellik verdiği kimse kamildir; akıl, cemal ve  fesahat.  Hz. Hatice (s.a) bu üç zati özelliğe sahipti. Örneğin nakledildiğine göre Hz. Hatice (s.a) kendi zamanındaki kadınların en güzeliydi. Bu ihtiyari olmayan bir sıfattır. Hz. Hatice (s.a) akıl açısından kendi asrındaki kadınların en kamiliydi ve görüş bildirme ve karar alma açısından da kadınların en kamiliydi. Bunlar zati ve ihtiyari olmayan sıfatlardır.

Kazanımsal sıfatlar iki türdür: Bu sıfatlardan bazıları kazanımsaldır, ama bir ferden fazlası bunlara sahip değildir, yani bir kimsenin bu sıfatı elde etmesi durumunda ikinci bir insan bu sıfatı bulunduramaz. Örneğin üniversite imtihanının veya yarışmanın birincisi bu şekildedir. Bu bölümde Hz. Hatice’nin (s.a) yaşamını incelediğimiz zaman onda var olan ilklerin başkasında olmadığını göreceğiz.

Sadece Hz. Hatice’de (s.a) Olan İlkler

Hz. Hatice (s.a) Peygamber Ekrem’in (s.a.a) ilk eşiydi. Peygamber’le yirmi beş yıl yaşayan ilk kimseydi. Peygamber Ekrem’e (s.a.a) ilk iman eden kadındı. Kadınlar arasında Peygamber Ekrem’in (s.a.a) ilk savunucusuydu. Malının tamamını Peygamber Ekrem’in (s.a.a) kullanımına sunan ilk fedakar kişiydi. Dolayısıyla Hz. Hatice’nin (s.a) sahip olduğu konuma Peygamber Ekrem’in (s.a.a) diğer eşlerinin hiçbirisi sahip değildir. Peygamber’in (s.a.a) diğer eşleri bi’setten sonra ve sorunların azaldığı koşullarda Peygamber’in (s.a.a) eşi oldular, ama Hz. Hatice (s.a) bi’setten 15 yıl önce Peygamber’in (s.a.a) eşi oldu.

Hz. Hatice (s.a) “(İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.” Ayetinin En Somut Örneğidir

Hz. Hatice’nin (s.a) eşi olan fert peygamber değil; yetim büyüyen, malı mülkü olmayan, hatta evi bile olmayan ve Ebu Talib’in evinde yaşayan 25 yaşında yetim bir gençti. Dolayısıyla Hz. Hatice (s.a) “(İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.” ayetinin en somut örneği değil midir? Kur’an Mekke’nin fethinden önce infak edenlerle Mekke’nin fethinden sonra infak ve cihat edenlerin eşit olmadığını buyurmamış mıdır? İslam’dan önce Peygamber’e (s.a.a) saygı gösteren kimseyle İslam’dan sonra ve Peygamber’in (s.a.a) İslam hükümetinin reisi olduktan sonra onunla evlenen kadınlar eşit değildir.

Hz. Hatice (s.a) İslam’dan önce cahiliyet döneminde yaşamıştır. Kur’an dört kez cahiliyet kelimesini zikretmiş ve cahiliyetin dört özelliğine değinmiştir ki bunlar tutuculuk, iffetsizlik, hükümsüzlük ve sanılardan ibarettir. Halkın sürü gibi putperestliğin arkasınca gittiği ve ahlaki değerleri geride bıraktığı böylesi bir toplumda bu kadın muvahhitti ve toplumun fesadına bulaşmamıştı.

O dönemin taassuplarından birisi bizim atalarımız müşrikti ve biz de onların dini üzerindeyiz demeleriydi ki böyle bir toplumda Hz. Hatice (s.a) bu adet ve sünnetleri kırdı. Çoğu kimse servet ve güzelliğe sahip olmasından ötürü (s.a) Hz. Hatice’nin (s.a) Peygamber’le (s.a.a) evliliğini kınıyordu. Hz. Hatice (s.a) Peygamber’le (s.a.a) evlendi, kendi mihriyesini kendisi verdi ve evini Peygamber’e (s.a.a) teslim etti. Peygamber’in (s.a.a) yaşamının tamamı Hz. Hatice’nin (s.a) evindeydi.

Birkaç yıl sonra Mekke fethedilince Ebu Süfyan ve Ebu Cehil’e karşı galip gelen Peygamber’in (s.a.a) nereye gideceğini merakla bekleyen kimseler onun Hz. Hatice’nin (s.a) kabri başında çadır kurup orayı mesken edindiğini gördüler.

Hz. Hatice (s.a) yenilikçi ve iktisat yöneticisiydi. Onlarca çalışanı vardı ve Peygamber’in (s.a.a) kendisi de bu çalışanlar arasındaydı. Bu şahsiyet böylesi koşullarda Hicaz’da büyük bir mecmuayı kendi koruması altına almıştı. Üretim engellerinin giderilmesinde Hz. Hatice (s.a) bir örnek ve modeldir.

Fedakarlık marifet ve değerin en üstüdür ve herkesin işi değildir. Bir kimsenin malını verip kendisinin malsız yaşaması fedakarlıktır. Malın bir kısmının verilip bir kısmıyla yaşanması infak değildir. Hz. Hatice’nin (s.a) yaptığı iş fedakarlıktır. Hz. Hatice (s.a) üç gün iftar yemeğini fakir, miskin ve esire vermiş ve kendisi suyla iftar etmiştir. Hz. Hatice (s.a) malının tamamını verip Ebu Talib Mahallesinde yer üstünde yatacak ve en aziz çocuğu Hz. Fatıma’yı (s.a) hasır üstünde büyütecek ölçüde fedakarlık yapmıştır.

Emirü’l-Müminin’i de (a.s) Hz. Hatice (s.a) Büyütmüştür

Hz. Hatice (s.a) Allah Teala’nın defalarca selam gönderdiği ve meleklerine karşı öğündüğü bir hanımdır. Hz. Hatice (s.a) 12 imamın annesidir ve Emirü’l-Müminin’i de (a.s) o büyütmüştür. Hz. Hatice (s.a) ziyaretnamede  imamların tamamının “Sana selam olsun ey Haticetü’l-Kübran’ın oğlu” şeklinde selam gönderdiği bir şahsiyettir.

Hayanın merkezi, rızanın merkezi, vefanın merkezi, fedakarlığın merkezi, kulluğun merkezi ve hepsinden ötesi feraset sahibi olan bu hanım nübüvvet nurunu Peygamber’de (s.a.a) görmüş, kuşkuya düşmeksizin iman etmiş ve tek başına küfrün tamamı karşısında durmuştur. Bizler Hz. Hatice’ye (s.a) borçluyuz ve bu sözlerden önce onu saygıyla yad edip yüceltmeliyiz, ne var ki bu yüce kadın şimdi bile mazlumdur.

Hatırlatılmasında yarar vardır ki Erbain Kültür Merkezi Hanımlar Muavinliği, Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, Uluslararası Erbain Vakfı, İmam Hüseyin (a.s) Haremi Şerifine Bağlı El-Havrai Zeynep Merkezi, Kum Kızlar İlim Havzası, Kızlar İlim Havzası Müdürlüğü, Rezevi Hanımlar ve Aile İşleri Araştırmaları Merkezi, Üniversitelerde Yüce Rehberlik Makamı Temsilcilik Kuruluşuna Bağlı İslami Kültür ve Maarif Enstitüsü, Dünya İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurultayı, Büyük Tahran Üniversiteleri Besiç/Gönüllü Üstatlar, Talebe ve Ruhaniler Besiç Kuruluşu, El-Mustafa (s.a.a) Üniversitesi “Uluslararası İslam’ın Birinci Hanımı Ümmü’l-Müminin Haticetü’l-Kübra (s.a) Kongresi” ne katılmıştır.

[12 3 4 5  >>  

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Uluslararası sivil toplum kuruluşu olan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam dünyasının seçkin insanları tarafından kurulmuştur.

Dünya Müslümanlarının genelinin bakış açısına göre; Ehlibeyt (a.s), İslami öğretilerde Kuran’ın yanında kutsal bir yere sahip olduğu için Ehlibeyt (a.s) eksenli faaliyetler yürütülmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın tüzüğü, 8 bölümden ve 33 maddeden oluşmaktadır.

       

  • İran-Tahran-Bulvarı Keşaverz-Nebşi Hıyabanı Guds- Plak: 246

  • (0098-21) 88950827 
  • (0098-21) 88950882 

Bize Yazın

Konu
E-posta
Mektup
4+3=? Güvenlik Kodu