Haberler

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Irak’ta İran Kültür Evini Ziyaret Etti

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Irak’ta İran Kültür Evini Ziyaret Etti

Çarşamba, 09 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani gerçekleştirdiği Irak ziyaretinde Bağdat’ta İran’ın kültür evini yakından ziyaret etti. İran İslam Cumhuriyeti’nin Irak Kültür Danışmanı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Gulam Rıza Ebazeri bu ziyarette Kültür Evinin çalışmalarının raporunu sundu ve Ayetullah Ramazani Farsça dili eğitim sınıflarından birisine katılarak bu merkezin faaliyetlerini yakından izledi.

Ramazani: Kasım Süleymani Uluslararası Sahada Direnişin Şehididir / Nuri Maliki: Düşmanlar Irakta Şia’yla Şia Arasında Fitne Çıkarma Peşindedir

Ramazani: Kasım Süleymani Uluslararası Sahada Direnişin Şehididir / Nuri Maliki: Düşmanlar Irakta Şia’yla Şia Arasında Fitne Çıkarma Peşindedir

Çarşamba, 09 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri ve eşliğindeki Kurultay heyeti Irak Eski Başbakanı ve Dünya Ehlibeyt (a.s) Genel Toplantı Üyesi Nuri Maliki’yle bir araya geldi.

Süleymani Uluslararası Alanda Direnişin Şehididir

Ayetullah Rıza Ramazani bu görüşmede İslam dininde direniş meselesine değinerek şöyle dedi: Kur’an ayetlerinde direniş ve cihat vardır ve bu kavramlar akli konular esasınca açıklanabilir.

Başka bir ülkeye saldırmak, diktatörlük ve sömürgecilik İslam’da direnişin hedefi değil, aksine direnişten Hak kelimesinin yüceltilmesi ve mustaz’afların sömürü güçleri elinden  kurtarılması kastedilmektedir. Keza diktatörlük ve sulta akımıyla mukabele etmek de direnişin diğer hedeflerinden sayılır.

Iraklı seçkin şahsiyetler ve gençlerle yaptığım birkaç önemli genel toplantıda onların sömürü güçleriyle savaşılmasına temel gözle baktıklarını gördüm ve bu, inkılap ve İmam Humeyni’nin (r.a) düşüncesinin bereketidir. Bu gün direniş uluslararası ve evrensel akım haline gelmiştir ve Kasım Süleymani uluslararası alanda direnişin şehididir.

İstikbar ve sömürü akımı Bahreyn, Irak ve Afganistan için pek çok harcama yaptı, ama yenildi ve direniş akımı uluslararası bir güce dönüştü. Milli ve uluslararası vahdet, direniş akımını güçlendirebilir, dolayısıyla bu zorunludur. İslam’ı kapsamlı ve derin şekilde tanıtılması için gayret etmeliyiz ve İslam alimleri bu düşüncenin teorize edilmesi için çaba sarf etmelidir.

Direnişi, akılcılık ve ilahi rahmet aynı biliyoruz ve beşeri toplum bu rahmetten yararlanmalıdır. İslam vahdeti taktik olmamalıdır ve vahdete bakışımız Kur’ani ve Ehlibeyt yöntemi esasınca olmalıdır. Keza Şia ve Ehlisünnetten hangi grup olursa olsun ifrat ve aşırı gitmekle mukabele edilmelidir.

Dini siyasetin üreticileri siyasetin ilke ve esaslarını ciddiye almalı ve bazı İslami ülkelerde var olan Makyavelist bakışından nefret edilmeli ve bu bakışa karşı konulmalıdır. Büyük hedeflere ulaşmak için Irak’ın birliğini önemsediğinizi pratikte kanıtladınız, kendinizi merceiyete bağlı olarak görüyorsunuz ve bu, sizin velayet ve merceiyeti kabul ettiğinizin alametidir. Siz sorumluluğu hizmet ve Ehlibeyt (a.s) kültürünün yayılması için emanet unvanıyla kabul ettiniz.

Dünya siyasal ve toplumsal İslam’ı fark etti ve biz, beşeri toplumların cezp edilmesi için çok ince ve dakik kavramları dünyaya sunabiliriz. Bu gün deneme ve risk etme yeri değildir ve bizlerin en küçük hatasının büyük sonuçlar için tehdit olması mümkündür.

Bu gün çok büyük hareket içindeyiz ve İslam medeniyeti yolunda adım atarak bunların tamamını İmam Zaman’ın (a.s) zuhurunun alt yapısı olmasını istiyoruz. Diğer taraftan zuhurun en önemli bileşenlerinden birisi beşeri toplumlarda adaletin gerçeklik bulmasıdır. İmam Humeyni (r.a) şöyle diyordu: “Allah için, ikişer ikişer ve teker teker durup düşününüz.” Buyruğuna amel edersek Müslümanların izzeti elde edilecektir.

Düşmanlar Irak’ta Şia’yla Şia’yı Karşı Karşıya Getirme Peşindedir

Irak Eski Başbakanı ve Dünya Ehlibeyt (a.s) Genel Toplantı Üyesi Nuri Maliki görüşmenin devamında şunlara yer verdi: Geçmişte bazı kimseler siyaseti necis bilerek camilere gidilmesinin ve sadece İslam’ın ibadetle alakalı hükümleri üzerinde durulmasının yeterli olacağına inanıyordu, ama artık bu sözlerin dönemi geçmiştir.

Sadrı İslam tarihinde Peygamber (s.a.a) zamanında Mescidü’n-Nebi’nin hükümet merkezi olduğunu ve savaş ve barış kararlarının ve keza ekonomik kararların bu mescitte alındığını görüyoruz. Rivayetler esasınca Müslüman birisi bir Müslümanın mazlumiyet sesini işitirse, o sese cevap vermeli ve ona yardım etmelidir ki bu iş, siyaset sahasına girmeksizin mümkün değildir. Mazlum Filistin halkına yardım etmek, siyasete girme yoluyla mümkündür.

Şehit Sadr şöyle demiştir: İmam Humeyni (r.a) İslam İnkılabının başarıya ulaşmasıyla nebilerin arzusunu gerçekleştirdi ve inkılabın başarıya ulaşmasından sonra İslami hareketler başarıya ulaştı. İslam ümmeti arasında vahdet oluşturmaksızın bir şey yapamayız ve Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayıyla Dünya İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurultayının en önemli vazifesi Müslümanları bir araya toparlamaktır.

Hiç düşünmediğimiz zaferler gerçekleşme halindedir ve son savaşta Gazze’nin Siyonist rejimiyle savaşında buna şahit olduk.

 

Ayetullah Ramazani: Modernite Çağında İslam'ın Kapsamlı, Doğru ve Derin Bir Tanımını Sunmalıyız / El-Hamudi: İran İslam İnkılap Rehberi’nin Varlığı Bereketiyle Dünyada Etkilidir

Ayetullah Ramazani: Modernite Çağında İslam'ın Kapsamlı, Doğru ve Derin Bir Tanımını Sunmalıyız / El-Hamudi: İran İslam İnkılap Rehberi’nin Varlığı Bereketiyle Dünyada Etkilidir

Salı, 08 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani Irak ziyaretinde büyük şahsiyetlerle gerçekleştirdiği görüşmelerinin devamında Irak İslam Yüksek Konseyi Şeyh Hemmam El-Hamudi’yle bir araya geldi.

Modernite Çağında İslam’ın Kapsamlı, Doğru ve Derin Bir Tanımını Sunmalıyız

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri  Şeyh Hemmam El-Hamudi’yle görüşmesinden dolayı sevincini dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü: Irak İslam Yüksek Konseyi’ne büyük alimler üyeydi ve bu gün bunun güçlendirilmesi zorunludur.

Din emanet olarak bizlere ısmarlanmıştır ve önemli olan toplumsal boyutta değişimlerde dini kültürel ve siyasi yönlerde idare edebilmemizdir.

Sadece Avrupa dini minimum ölçülerde tanıtma hedefinde değil, daha ötesi Pakistan’da bazı alimler bazı Kur’an ayetlerinin hazfedilmesi gerektiğini söylemektedir! Bazıları Kur’an’ın kanun kitabı değil, sadece öğüt ve nasihat kitabı olduğuna inanır.

Liberalizm temelleri üzerine kurulu asırda İslam’ı  uluslararası tasavvur ve değişimlerle birlikte tüm boyutlarıyla tanıtmalıyız. İmam Humeyni’nin (r.a) söylemiyle “Dini maksimum bir bakışla tanıtmalıyız ve sosyal ve siyasi alanlarda yer almalıyız.

Dini kavramları çekici üsluplarla gençlere taşımalıyız ve şimdi İslami yaşam yönteminin tanıtılması için en ideal zamandır. Avrupa ve Amerika’da dört binden fazla sahte manevi akımlar ortaya çıkmıştır ve hatta bazıları Allah’sız bir irfanı konu etmektedir. Zamanın bu kesitinde alimlerin rolü çok belirginleşir. Bir zamanlar din alimleri gelecekteki şüphelere cevap veriyordu ve bu gün, aynı zamandır. Şehit Seyit Muhammed Sadr gibi ilmi şahsiyetler bu gün uluslararası idarecilikte etkili olmuştur.

İnkılap Rehberinin Varlığı Bereketiyle İran Dünyada Etkilidir

Irak İslam Yüksek Konseyi Şeyh Hemmam El-Hamudi İslam’ın dünyada yayılmasına değinerek şu açıklamalara yer verdi: İslam evrensel bir dine dönüşmüştür ve dünyada gelişen hadiseler birbiriyle irtibat halindedir. İran ambargolara rağmen İnkılap Rehberinin varlığının bereketiyle dünyada etkilidir.

Düşmanlar Şia mektebiyle mukabele etmesi ve Şialarla Ehlisünneti birbirine tutuşturmak için IŞİD’i ortaya çıkardı. Elbette dünya insanları IŞİD’le Müslümanların farklı olduğuna inanıyor, çünkü Hizbullah gibi İslami gruplar kesinlikle sivillere saldırmaz.

İslam Avrupa’ya kadar ilerledi ve  Avrupa ülkelerindeki Müslüman camiası bu ülkelerin sosyal durumları üzerinde etkilidir. Düşmanlar bunun karşısında Sekülerizmin temellerine dayanan Avrupa İslam’ını söz konusu ediyorlar.

Irak tek başına değildir, aksine diğer ülkeler üzerinde de etki bırakmaktadır ve Şia toplumlarının vahdeti doğrultusunda çaba sarf etmemiz gerekir.

Ayetullah Ramazani: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Iraklı Seçkin Şahsiyet ve Gençlerle İrtibat Alanında Rol İfa Edebilir

Ayetullah Ramazani: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Iraklı Seçkin Şahsiyet ve Gençlerle İrtibat Alanında Rol İfa Edebilir

Salı, 08 Haziran 2021

– Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Irak ziyaretinde İran’ın Irak Büyük Elçisi İreç Mescidi ile görüştü.

Ayetullah Rıza Ramazani çeşitli alanlarda en sağlam irtibatın Irak’la olduğuna işaret ederek şöyle dedi: Iraklı toplumunun özel şahsiyetleriyle irtibat dikkate alındığında her yönüyle tedbirli olunması gerekir. Bir zamanlar İran’la Irak arasında böyle bir irtibat aşamasına ulaşacağımızı düşünmüyorduk, ama hali hazırda başka ülkelerle var olan irtibatlarımızın genişliği Irakla olan irtibatımız gibi değildir. Ortak noktaların varlığı yönüyle Irakta iş çoktur, ne var ki bu bakışın aksine bakanlar da az değildir.

Ne fakat menfi bakılıp ümitsiz oluşturulmalı ve ne de mutlak surette müspet bakılmalı, aksine koşullu ve ihtiyatlı bakışa sahip olunmalıdır. Tecrübe bize koşullu ve ihtiyatlı bakış tecrübesini göstermiştir.

Irak halkı ve Iraklı gençlerle irtibat kurmalıyız. Ne yazık ki biz Irakta gençlerin eğitim ve öğretim alanında gafil davrandık ve öğretim programımız yoktu. Bu gün etkili seçkin insanlarla ve gençlerle irtibat kurmalıyız ve Kurultay bu alanda rol ifa edebilir.

Kurultayın sadece klasik eğilimi yoktur. Bu gün sanal aleme giriş yaparsak bu sahada zarar göreceğiz. Düşmanın sanal ortamı bizim evlerimizdedir ve bu alanda güçlü çalışılmalıdır.

İran Büyükelçisi ve Kültür Danışmanı ve Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Irak Temsilcisi sadece Irak için çalışmamalıdır, zira Irak uluslararası bir kapasiteye sahiptir. Irak uluslararası sahada kültürel alış veriş ortamına girebilir ve biz bu sahada varlık gösterebiliriz. Dolayısıyla Kerbela, Necef ve Bağdat şehirleri ve İmam Hüseyin (a.s) ve Hz. Abbas’ın (a.s) Kutsal Türbelerini İhya Etme merkezlerinin kapasitelerinden yararlanmalıyız.

Ayetullah Sistani uluslararası kapasiteye sahip bir şahsiyettir. Kurultay merceiyet ve dünya Ehlibeyt (a.s) tabileri arasında birleştirici bir bağdır.

Amerikan’ın karşısında durulmalı ve ona teslim olunmamalıdır ki direniş fıkhının anlamı da budur. Samerra’da seçkin şahsiyetlerle yaptığım toplantıda her kes sömürü karşısında savaşılması konusunda müttefikti. Rahmetli İmam Humeyni’nin (r.a) sömürü güçleriyle savaşındaki uluslararası etkisini bu yerlerde görmek mümkün. Bu gün Irakta ve diğer ülkelerde zulüm ve sitemle mücadele ediliyor, halbuki geçmişte kimse konuşamıyordu bile.

Görüşmenin başında İran’ın Irak Büyükelçisi İreç Mescidi; Saddam'ın düşüşünden sonra Irak'ta Şii partilerin güçlenmesi ve sorunları, Şii grupların hizmet alanında iktidara geldikten sonraki sorunları, Amerikan fitneleri ve komploları, Irak'taki IŞİD ve terör grupları, Haşdi Şabi’nin bu ülkedeki konumu ve direniş grupları, İran'ın Irak'taki kapasiteleri ve başarıları, Ayetullah Sistani’nin rolü ve Irak siyasi arenasındaki otoritesi, halk ve taraflarla iletişim kurma ihtiyacı, Irak’ın kültürel ve sosyal alanında çalışma ihtiyacı ve İran İslam Cumhuriyeti’nin politikaları ve yeni şartlardaki gereksinimleri gibi konuları, Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreterine başlıklar şeklinde rapor sundu.

 

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Kazımeyn’de Kutsal Türbelerin Yapılandırılma Projelerini Yakından Takip Etti

Foto Haber / Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Kazımeyn’de Kutsal Türbelerin Yapılandırılma Projelerini Yakından Takip Etti

Salı, 08 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani ve eşliğindeki Kurultay heyeti Kazımeyn’de Kutsal Türbelerin Yapılandırılma Projelerini yakından takip ettiler. Bu programda her birisi 2200 metre kara olmak üzere iki şebistan, 12500 metre asli sahnın taş işçiliği, iki kutsal türbe kümbetinin altın işçiliği ve yapım aşamasında olan yaklaşık 7 bin metre kare İmam Muhammed Bakır’ın (a.s) sahnı projesi yakından izlendi. Hatırlatılması gerekir ki Kutsal Haremlerin Yapılandırılması Merkezi 2004 yılında İmam Musa Kazım (a.s) ve İmam Cevad’ın (a.s) Haremi Şeriflerinde faal olmuş ve pek çok hizmetlere kaynaklık etmiştir.

Ramazani: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Merceiyet ve Dünya Şiaları Arasında Köprüdür / Kerbelayi: İmam Hüseyin’in (a.s) Kutsal Haremi İdari İşleri Müdürlüğü Ehlibeyt (a.s) Mirasının Yayılması İçin Kurultayla İşbirliği Yapmaya Hazırdır

Ramazani: Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Merceiyet ve Dünya Şiaları Arasında Köprüdür / Kerbelayi: İmam Hüseyin’in (a.s) Kutsal Haremi İdari İşleri Müdürlüğü Ehlibeyt (a.s) Mirasının Yayılması İçin Kurultayla İşbirliği Yapmaya Hazırdır

Pazartesi, 07 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani yaptığı Irak ziyaretinde Ayetullah Sistani ve İmam Hüseyin’in (a.s) Kutsal Haremi İdari İşleri Müdürü Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Abdul Mehdi Kerbelayi ile bir araya geldi.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Merceiyet ve Dünya Şiaları Arasında Köprüdür

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri bu görüşmede Kurultayın eğilim ve yönelimine değinerek şunları dile getirdi: Biz Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayına ulusal sahada merceiyet söyleminin taşınması için dünyada mevcut kapasiteden yararlanılması doğrultusunda merceiyetle Ehlibeyt (a.s) tabileri arasında aracı ve irtibat olarak bakıyoruz. Bu Kurultay hedefini gerçekleştirmesi için üniversite ve başka vesileler gibi araç ve gereçlerin tamama yer vermiştir.

Bu gün Korana koşullarıyla yüz yüzeyiz ve bu koşullar olmasaydı bile sanal aleme öze bir dikkat göstermemiz gerekirdi. Sanal alem için çeşitli programlarımız mevcuttur ve bunlardan bir tanesi 42 dilde tebliğe yönelik portaldir. Bu portalde çeşitli dillerde tefsir, kelam, hadis, fıkıh ve hukuk gibi her kes tarafından rahatlıkla ulaşılacak konular bir araya getirilmiştir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının gerçekleşmesini takip ettiği en önemli hedeflerinden birisi sömürü ve istikbar güçleri karşısında akılcılık, maneviyat, adalet ve direniş akımının oluşturulmasıdır. Bu kurultay İslam ve Şiilik adına gerçekleşen ifrat ve tefrit karşısında meselelerin insanların anlayacağı şekilde onlara dengeli şekilde taşınmasını hedeflemektedir ki bu, büyük ve zor bir iştir.

Masum İmamlardan altı tanesi Irak’ta defnedilmiş ve Necef ilim havzası da geniş bir kapasiteye sahiptir. Biz merceiyetle irtibat oluşturup Şia kültüründe merceiyetin çağrısını başkalarına ulaştırmakla sorumluyuz. Sorbonne’da 11 yıl boyunca diğer dinlerden bilginlerle diyalog kurdum ve bu diyalogların sonucu olarak yayına hazır 500 sayfalık bir kitap çıktı. Diyalog sanatına aşina olan Ayetullah Sistani’nin Papa ile görüşmesi bence değerli bir görüşmeydi, özellikle bu görüşmede ortaya koyduğu pozisyonlar bizim için bir onurdur.

Necef-i Eşref’in kapasitesinden yararlanılmalı ve orada sınıflar ve eğitim alanları oluşturulmalı ve eğitim çalışmaları ve eğitime teşvik edilme konuları ciddiye alınmalıdır. Bu alanda işbirliğine hazırız.

İmam Hüseyin’in (a.s) Kutsal Hareminin İdari İşleri birimiyle Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı arasındaki ortak işbirliği anlaşmasının yenilenmesi ve her iki tarafın ortak çalışması için yeni atmosferin oluşturulması çok iyi olur. Biz, birbirimizin yayında yer alarak Ehlibeyt (a.s) kültürünün yayılmasında bu kapasiteden yararlanmak için ihlasla buraya geldik.

 

Ramazani: İçinde Bulunduğumuz Dönem, İslam'ı Tanıtmak İçin Altın Bir Fırsattır / Halid Molla: İran İslam İnkılabının Bekasının Sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Doğruluğudur

Ramazani: İçinde Bulunduğumuz Dönem, İslam'ı Tanıtmak İçin Altın Bir Fırsattır / Halid Molla: İran İslam İnkılabının Bekasının Sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Doğruluğudur

Pazartesi, 07 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani Irak ziyaretinde Irak Alimleri Cemaati Başkanı Şeyh Halid Abdülvehhab’la görüştü.

İçinde Bulunduğumuz Dönem, İslam'ı Tanıtmak İçin Altın Bir Fırsattır

Ayetullah Ramazani bu görüşmede alimlerin rolüne değinerek şunları dile getirdi: Tarih boyunca her zaman alimler seçkin bir rol ifa etmişti ve bu gün içinde olduğumuz uluslararası koşulların dikkate alınmasıyla hiç kuşkusuz alimlerin varlığı son derece önemli ve zorunludur.

Ben İmam Humeyni’nin (r.a) Necef-i Eşref’teki evinde yaptığım konuşmada Bakara suresinin 143. ayetine değindim. Bu ayette şöyle buyrulmaktadır: “Böylece sizi orta bir ümmet yaptık.” Bu ayet alimlerin rolüne işaret etmektedir. Ehlisünnet alimleri bu ayetin tefsirinde orta ümmeti ifrat ve tefrit etmeksizin orta yol ümmeti şeklinde mana etmişlerdir. Elbette Allame Tabatabai ve üstadımız Allame Cevad Amuli, Allame Tabatabai’ye tabi olarak ayeti başka bir şekilde tefsir etmişlerdir. Allame Cevad Amuli şöyle buyurmaktadır: İslam ümmeti orta ve vasat bir ümmettir ki bu konuda başka ayet ve rivayetlerden yararlanılmalıdır. Ayet şuna işaret ediyor: Peygamber Ekrem (s.a.a) yaratıcıyla yaratılan arasında bir aracı olduğu gibi aynı zamanda ilahi peygamber unvanıyla vahyi alıp beşeriyete intikal ettiriyordu. Ne var ki Peygamber Ekrem’den (s.a.a) sonra peygamberle beşer arasındaki vasıta ve aracı alimlerdir.

Vasat ümmet alimler olup alimler Allah ile mahluk arasında orta yol rolünü üstlenen kimselerdir ve alimlerin buradaki rolü çok seçkindir. “Böylece sizi orta bir ümmet yaptık ki, insanlara şâhid olasınız. Elçi de size şâhid olsun.” ayeti esasınca alimler bu ilmi alırlar ve tıpkı Peygamber (s.a.a) gibi ki: hakkında “Peygamberin de size tanık olması…”, buyrulmuştur, halka şahit olurlar. Merhum Allame Tabatabai burada şahitten kastın örnek ve model olduğunu söyler. Alimler Müslüman toplumu için örnek ve model rolünü ifa ederler ve keza alimler ilahi nebilerin hakiki varisleridir.

İster Ehlisünnet olsun ister Şia olsun İslam alimleri halka yol göstermede çözümsel role sahiptir. İslam alimleri etkili olmak istiyorlarsa dinde fakihlikle maneviyatı bir arada bulundurmalı ve dinde fakih olmalıdırlar. Dinde fakihlik sadece usul ve fıkıh değildir, daha ötesi akait, düşünsel ve ahlaki konular ve hüküm ve fıkıh konular gibi dini maarifle alakalı ilimlerin tamamını kapsar. Keza alimler manevi suluka sahip olmaları gerekir. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmuşlardır: “Şeriat sözler, tarikat fiiller ve hakikat hallerdir.”

Şeriat, tarikat ve hakikatin bir araya getirilmesi önemlidir ve bunun en bariz örneği İmam Humeyni’ydi (r.a). İmam Humeyni (r.a) hem fakihti hem hekimdi ve hem de ilahi ahlakla ahlaklanmıştı, kendisinde hakikatler bütününü bir araya getirmişti ve insanlık aleminde karizmatik bir şahsiyet olmayı başarmıştı. Bunun için Mesihi alimlerin bazıları İmam Humeyni (r.a) hakkında “İmam Humeyni Mesihi kanıyla bizi ihya etti ve İslam dini onun çaba ve gayretleri yeniden ihya edildi.” Günümüz alimlerinin hidayetteki vazifesi İmam Humeyni’nin (r.a) bereketiyle her geçen gün biraz daha seçkin hale gelmektedir.

Tehlikelerden birisi Sekuler bakış açısının Şia ve Ehlisünnet alimleri arasına girme imkanıdır ki elbette girmiştir ve bu, günümüz toplumunun en büyük tehlikelerinden birisidir. Hatta bir takım kimseler Kur’an’ın özellikle direniş konusundaki bazı ayetlerini hazfetmeye çalışmışlardır ve bu, hem batıda ve hem de bazı Müslüman aydın kimseler aracılığıyla halen yapılmaktadır.

İslam'ı tanıtmak için bizim hiçbir zaman sahip olmadığımız altın bir fırsat doğmuştur ve bu mesele alimlerin görevini daha da ağırlaştırıyor. Şehit Müderris şöyle diyor: Diyanetimiz siyasetin aynısı ve siyasetimiz diyanetimizin aynısıdır.” Ne var ki Ayetullah Cevad Amuli bu sözün analizinde şöyle der: İmam Humeyni’n (r.a) mektebinde şöyledir: Şeriatımız siyasetin aynısı ve siyasetimiz şeriatın aynısıdır; tarikatımız siyasetin aynısı ve siyasetimiz tarikatın aynısıdır; siyasetimiz hakikatin aynısıdır ve hakikatimiz siyasetin aynısıdır.

İslam İnkılap Rehberi şöyle buyurmuşlardır: Tarihin dönüm noktasında ve özel koşullardayız. Dikkatli olursak bu koşulları güzelce idare ederiz. Sömürü ve istikbarın karşısında Müslümanlar arasında manevi çok büyük kudret ve iktidarı oluşturabiliriz, bu sebeple sömürü güçleri İmam Humeyni’nin (r.a) İslam’ından çok korkuyor. Bu hususta görevimizi yerine getirmenin peşinde olursak cesaretli olmalıyız.

Allah Teala’nın bizi: “De ki: Rabbim! (Gireceğim yere) doğruluk ve esenlik içinde girmemi sağla.  (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk ve esenlik içinde çıkar. Katından bana yardımcı bir kuvvet ver.” (İsra, 80) buyruğunun nesnel örneği karar kılmasını ve “Onlar, Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle, diyenlerdir.” (Furkan, 74) buyruğundaki önderlerden kararlaştırmasını istemeliyiz ki bu, doğrulukla gerçeklik bulacaktır.

İran İslam İnkılabının Bekasının Sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Doğruluğudur

Irak Alimleri Cemaati Başkanı Şeyh Halid Abdülvehhab Molla bu görüşmede şunları dile getirdi: Irk Alimler Cemaati İslami vahdeti ilk kez gündeme getiren müesseselerden birisi olup genel anlamda İslami akımları desteklemektedir. Bu müessese hem İmam Humeyni’yi (r.a) savunur ve hem de Şeyh Ahmet Yasin’i savunur.

İmam Humeyni (r.a) İslam İnkılabının başarıya ulaşmasından önce de zahit ve Müslümanları savunan bir şahsiyetti, ama İslam İnkılabından sonra imkanların tamamı elinde olmasına karşın Allah’a daha da yakınlaştı. İrfani açıdan bu inkılabın bekasının sırrı İmam Humeyni’nin (r.a) Allah’a karşı doğruluğu olup bu doğruluk inkılabın ömrüne ömür kattı.

Irak’ta masum imamların (a.s) haremi şerifleri, merciiler ve alimlerin varlığına rağmen bu ülkenin gelecekteki İslami akımlara eğilim konusunda çok kaygılıyım. Irak’ta Amerika ve İsrail’in savunduğu akımları görüyoruz. Gençler ve gençlerin bu akımlardan uzaklaştırılması konusunda sorumluyuz. Saddam rejimi döneminde Müslüman alimler idam ediliyordu ve bu rejimin düşmesinden sonra biz alimler özgürlüğümüze ulaştık ve merceiyetin fetvası da Irak’ı korudu. Ama şimdilerde Irak’ta sapmaları görüyoruz ve bu ülkede alimlerin bazıları seküler akıma yakınlaşıp bu akımın diliyle konuşarak dinin siyasetten ayrı olması gerektiğini söylüyorlar.

Bazıları Irak’ta İran karşıtı slogan attı, halbuki İran İslam İnkılabının başarıya ulaşmasının ilk yıllarında Amerika’nın cinayetleri ve İran’ın hizmetlerini analiz ettiğimizde hangisinin karşısında slogan atmamız gerektiğini göreceğiz.

İran İslam İnkılabı 42 yıldır ambargoda, ama özellikle bilimsel konular olmak üzere İran’ın çok yönlü geliştiğine şahidiz. İran İslam Cumhuriyetinin gelişmesi sadece insani gücün çaba ve gayreti sebebiyle değil, bunun yanında bu gelişme ve ilerlemeler ilahi lütuftur ve İran İslam Cumhuriyeti İmam Humeyni’nin (r.a) ömrünün ürünüdür.

İslam İnkılap Rehberi her yünüyle Müslümanları dikkate alıyor. Hamas liderlerinin “Biz İran’ın yardımlarını unutmayacağız” dediğine şahidiz. Bundan önce de Bosna halkı “Biz Ehlisünnetiz, ama İnkılap Rehberinin yardımı olmasaydı başkentimiz düşerdi” dediklerine şahit olduk.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Kerbela Gençleriyle Görüşmesinde: Dinin Klişeleşmiş Tanıtımı Genç Nesli Dinin Aşığı Yapmıyor

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Kerbela Gençleriyle Görüşmesinde: Dinin Klişeleşmiş Tanıtımı Genç Nesli Dinin Aşığı Yapmıyor

Pazar, 06 Haziran 2021

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Ayetullah Rıza Ramazani Kerbela şehri gençler organizasyonlarıyla yaptığı görüşmeden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şöyle dedi: Bu yolculuğumda genç gruplarla irtibat kurmam benim için son derece cazipti ve günümüzün en önemli sorumluluğunun genç neslin yetiştirilmesi olduğuna inanıyorum.

Günümüz dünyası değişimleri, özellikle sanal ortamda eski nesille yeni nesil arasında pek çok mesafe oluşmuştur. Bizler genci, gençliği ve gençlik fırsatını derk ederek içinde bulunduğumuz asırda gençlere kimlik kazandırmalı ve gencin dilini güzelce anlayıp derk etmeliyiz.

Sanal alemin Batı’da ve hatta Doğu dünyasında birçok insanı insani ve genç kimliklerini unutturacak bir iş yaptığını söyleyen Ayetullah Ramazani sözlerine şöyle devam etti: Günümüzde bazı ülkelerde kişilik tanıma klinikleri kurulmuştur ve kendini ve kendi kültürel değerlerinin unutan kimseler bu kliniklere müracaat etmektedir. Örneğin Almanya’nın Erfurt bölgesinin piskoposu, bölge gençliğinin %35’inin ateist olduğunu kabul ediyor. Almanya'nın 85 milyonluk nüfusunun yaklaşık 35 milyonu, rahipler onları fikri açıdan besleyemediği için ateist olmuş.

Ne yazık ki bugün genç kuşağa dini sevdirmeyen bir din klişesi ile karşı karşıyayız. Allah sevgisini, maneviyatını ve Ehlibeyt (as) sevgisini gençlerin kalplerine ve ruhlarına ulaştıran hükümlerin âdap ve felsefesine dikkat etmeliyiz.

İmam Hüseyin’e (a.s) ilgi ve alakamızı dille ifade eder ve kalp ve amel de bunu gösterirsek yaşamımızda büyük gelişmeler gerçekleşecek ve yaşam ve davranışımız değişecektir.

Ahmedi Tebar: Düşmanın Sahasında Oynadığımız Zaman Darbe Yedik

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreter Vekili ve Kurultay Kültürel İşleri Muavini Hüccetü’l-İslam ve’l-Müsliminin Ahmed Ahmedi Tebar da bu oturumda şunları dile getirdi: Rivayetlerin incelenmesi, gideceğimiz yolu bize aydınlatmaktadır. Rivayetlerde Ehlibeyt’in (a.s) desturlarının diriltilmesi üzerinde pek çok tekit edilmiştir. Çeşitli rivayetlerde masum imamlar (a.s) bize çözüm yollarını göstermişlerdi. İmam Rıza (a.s) bir rivayette şöyle buyurmuştur: Bizim ilimlerimizi öğrenip başkalarına öğretiniz.

Amerika Irak’tayken kolej ve üniversiteli pek çok genç seçkin öğrenci yetiştirdi ve şimdi yayınlanan raporlara göre, Irak genelinde 3.000 Sivil Toplum Kuruluşu kurdu ve örgütsel faaliyetlerine devam ediyor.

Artık modernite çağındayız ve bu çağda insana asalet ve hakikat verilmiştir. İnsan hareket etmenin bir yolunu bulmalıdır. En temel yol, imamların oluşturulması gerektiğini söylediği cemaat ve bir teşkilat oluşturulmasıdır. Ayrıca ağrının tanınmasıyla tedavisi bulunacaktır.

Kur’an’da büyük cihat, küçük cihat ve çok büyük cihat konu edilmiştir ve çok büyük cihat diğer iki cihattan çok daha önemlidir. Ne zaman düşmanın sahasında oynadıysak darbe yedik. Düşmanlar komplo kuruyor, biz onların topraklarında oynuyoruz ve düşmanın değirmenine su taşıyoruz. Büyük cihat bizden dikkatimizi toplamamızı istiyor.

Çoğunluğu Irak, İran ve Azerbaycan'da olmak üzere yaklaşık 150 ülkede Şia yaşıyor. Diğer ülkelerde yaşayan Şialar azınlıkta ve çok baskı altındalar.

Küresel istikbar ve İsrail, İran ve Irak'ın birleşmesini istemiyor. Bugün bir Şii hükümeti sayesinde çalışmalar öyle bir noktaya geldi ki İsrail’in evinin örümcek ev olduğu herkes için aydınlığa kavuştu.

<<  1 2 3 [45 6 7 8  >>  

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

Uluslararası sivil toplum kuruluşu olan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, İslam dünyasının seçkin insanları tarafından kurulmuştur.

Dünya Müslümanlarının genelinin bakış açısına göre; Ehlibeyt (a.s), İslami öğretilerde Kuran’ın yanında kutsal bir yere sahip olduğu için Ehlibeyt (a.s) eksenli faaliyetler yürütülmektedir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı’nın tüzüğü, 8 bölümden ve 33 maddeden oluşmaktadır.

       

  • İran-Tahran-Bulvarı Keşaverz-Nebşi Hıyabanı Guds- Plak: 246

  • (0098-21) 88950827 
  • (0098-21) 88950882 

Bize Yazın

Konu
E-posta
Mektup
7-7=? Güvenlik Kodu